Ülkemizde özel günlere özel olarak gerçekleştirilen pazarlama kampanyalarını nasıl buluyorsunuz? Yaratıcı işler çıktığını düşünüyor musunuz?

Geçmiş yıllar ile karşılaştırdığımızda özellikle dijital tarafta çok güzel işlere imza atıldığını gözlemliyoruz. Ancak yine de bulunmamız gereken noktadan uzak olduğumuzu düşünüyorum. Şirketler, bu tip özel günlerden en az 1 ay önce stratejilerini hazırlayarak belirli bir plan çerçevesinde uygulamaya koymak yerine, genellikle çok geç hazırlık yapıyorlar veya rakip firmaların yaptıklarına bakarak ilerlemeyi tercih edebiliyorlar. Halbuki her markanın müşteri kitlesinin farklı olduğunu ve her mesaja aynı tepkileri vermediklerini göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Türkiye’de en büyük patlama hangi özel günde gerçekleşiyor?

Ülkemizde özel günler nezdinde bayramlar, yılbaşı, anneler günü ve babalar günü ön plana çıkıyor. Ancak asıl cironun yapıldığı en önemli dönem Sevgililer Günü haftası… Hem online hem offline satış kanallarında muazzam ciroların elde edildiği bu dönemde, bazı firmalar Sevgililer Günü bittikten sonra dahi uyguladıkları akıllı stratejilerle cirolarını artırmaya devam ediyorlar.

Bir marka, özel gün iletişimi yaparken nelere dikkat etmeli? Hangi durumlar başarı yerine başarısızlığı getiriyor? Bu konuda vereceğiniz (dünyadan da olabilir) iyi ve kötü örnekler var mı? 

Sevgililer Günü’nü örnek aldığımızda, her kampanyada kalplere, çiçeklere, çikolatalara ve oyuncak ayılara tanık oluruz. Oysa ki, şirketlerin istatistiksel verilere dayanarak kampanya yapmaları halinde çok daha başarılı olacakları kanaatindeyim. Örneğin Sevgililer Günü’nde çiftler hatırı sayılır parayı akşam yemeğine harcıyorlar. Şirketler başka markalarla anlaşarak akşam yemeğinin de dahil olduğu kampanyalar düzenleyebilir ve cirolarını artırabilir.

Ayrıca şirketler, daha büyük oranda kitlelere ulaşarak verimli geri dönüşler almak için sosyal medya mecraları etkin şekilde kullanılmalı, gönderilen e-postaların başlıkları ilgi çekici olmalı, kişiye özel mesaj gönderilmeli, online alışverişler genelde hafta içi ofisten yapıldığından mesaj gönderim saatleri bu detaya göre ayarlanmalı, içeriklerin abartıya kaçmadan dikkat çekici olmasına özen gösterilmeli ve tavsiyeler vererek müşterilerin işi kolaylaştırılmalıdır.

Bu kadar basın bülteni ve kampanya arasından sıyrılmak için neler yapılması gerekiyor? 

Müşteri kitlesine doğru mesaj ile giden her firma, biraz da işin içine yaratıcı resim veya videolar kattığında ön plana çıkabiliyor. Sağlanan içeriğin kalitesinin de çok önemli olduğunu kanaatindeyim çünkü iyi içerik insanların ilgisini her zaman daha fazla çekiyor.

Artık bu konuda yeni eğilimler oluştuğunu söylemek mümkün mü? (Daha komik, daha duygusal, ironik içerikler, vs) 

Bayram dönemlerinde şeker üreticisi firmaların duygu yüklü reklamları ilk başta çok sevildi. Çünkü acı çekmeyi seven insanlarız. Ancak bunun da modasının geçtiğini ve espri ile karışık duygusal içeriklerin daha fazla ses getirmeye başladığını düşünüyorum. Mesela Teknosa’nın Anneler Günü için yaptığı TV reklamını eminim benim gibi bir çok kişi hala hatırlayacaktır. Kampanya o kadar başarılıydı ki, internet üzerinden de defalarca izlendi ve sosyal medya kanallarında çok defa paylaşıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here