2024 Senesindeki Trendler Ne Olacak

0
238

Sevgili Dostlar,

Her sene olduğu gibi dünyadaki trendler ile alakalı raporlar yayınlandı, elimin altında yüzlerce rapor var, sizinle de hepsini bu bültende paylaştım.Bunları okumaya bugün başlasanız 2025’de ancak biter, bunları kim, ne zaman, nasıl okuyor aklım almıyor ama kendi sektörünüzle ve genel gidişatla alakalı olanlara göz atsanız bile çok fayda sağlarsınız diye düşünüyorum.

İçeriklerini okumaktan keyif aldığımız sevgili Esra Baykal ve Özgür Alaz onlarca raporu bir drive dosyada yayınladılar, hem onları hem de bir web sayfasının yayınladıklarını sizlerle paylaşmak istedim. 500’den fazla rapor var, ne kadar çok insana ulaşsa o kadar faydalı olur diye düşünüyorum. Herkesin emeğine sağlık.

İş ve sosyal hayatta neler olup bitiyor, önümüzdeki günlerde bizleri neler bekliyor her zamanki gibi  kendimce yorumladım, şimdiden iyi okumalar.

Güzel bir hafta olması dileğiyle

Sevgiler

Murat Erdör

Salı Akşamı İstanbul’daki Dostlarla Buluşuyoruz

Her ayın ilk veya ikinci Salı akşamında İstanbul’da E-Ticaret Sohbetleri adlı etkinliği yapıyor,güncel konuları konuşuyor, birbirinden değerli konuklarla beraber olup onların bilgi ve deneyimlerinden faydalanıyoruz.

Sevgililer Günü yaklaşıyor, sanki eskisi gibi çok şaşalı kutlanmıyor ya da bizler yaşlandık bilmiyorumama en çok alışveriş yapılan günlerden birisi olduğundan satışları etkileyen bu ve bunun gibi özel günlerde neler yapılması gerektiğiyle alakalı konuşmak istedik.

6 Şubat Salı akşamı saat 18.30’da networking ve ikram saatinin olduğu gecede etkinlik tam 19.30’da başlayacak. Adidas E-Ticaret Strateji Planlama Direktörü Cihat Kültür, Atelier Rebul E-Ticaret Müdürü Esin Noyin ve Hatemoğlu E-Ticaret Grup Müdürü Alper Tosun ile beraber olacağımız gecede sizlerle bizimle olursanız çok seviniriz. Yerinizi ayırtmak için bu kayıt formunu doldurmanız yeterli.

 

Liderlerin Yeni Yönetim Becerileri Geliştirme Zorunluluğu

Son yıllardaki maaş zamlarının çalışanları tatmin etmemesinden dolayı çoğu şirkette mutsuz çalışan sayısı çok fazla, çalışan bağlılığı kavramının çokça konuşulduğu bir dönemde istifa edenlerin sayısında da artış var, kimisi kendi işini kuruyor, kimisi yurtdışına gidiyor, kimisi ise farklı bir firmaya transfer oluyor. Firmalar için çok zorlu bir süreç, yıllarca yatırım yaptıkları çalışanlarını kaybediyor ve yerine onun gibisini koyamıyor.

Belirsizliklerin çok olduğu, uzun uğraşlar sonunda yapılan bütçelerin zırt pırt değiştirilmek zorunda kalındığı, ayda bir yeni stratejilerin geliştirildiği bir dönemde liderlerin yeni yönetim becerileri geliştirmeleri elzem oluyor. Belli yaşın üzerinde olan kişilerin teknolojiye uyum sağlamakta zorlanmalarından ve yeniliklerde adapte olamamalarındandolayı liderlik ettikleri firmalara yeni vizyonlar katamadıklarını, bu yüzden de işlerinden olduklarını gözlemliyoruz.

Her ay GNR Eğitim’in destekleriyle yaptığımız Kariyer Sohbetlerinde Türkiye’nin önde gelen firmalarının İK Direktörlerini ağırlıyoruz, buradan aldığım izlenim yeni kuşağın önümüzdeki dönemi daha da şekillendireceği şeklinde. Yirmi sene önce yapılan iş görüşmelerinde firmanın ne tip eğitimler sunduğu, çalışanın kariyerine ne katkıda bulunacağı gibi sorular öncelikli olurken şimdilerde ilk soru uzaktan çalışma imkanının olup olmadığı oluyormuş.

İş ve sosyal hayatı dengeleme arzusunda olan, kalıplaşmış çalışma ortamları istemeyen, kendisine saygı duyulmasını isteyen bir kuşak varve sayıları artık işverenlerden daha fazla, ezcümle onlar bize değil biz onlara uyacağız.

İki haftada bir yaptığımız Kariyer Sohbetleri adlı online programa katılıp iş hayatındaki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

 

Beyaz Yakanın Ek Gelir Elde Etme İsteğindeki Artış

İşim gereği her ay farklı ilde oluyor, yeni insanlarla tanışıyor, yaptığım canlı yayınlar ve tanıştığım yeni insanlar sayesinde de neler olup bitiyor iyi kötü fikir sahibi oluyorum.

Birazdan bahsedeceğim konuyla alakalı tahminlerim vardı ama son 4-5 aydır yüzlerce kişiyle yaptığım telefon konuşmalarından sonra bundan %100 emin oldum.

Her ay Ticimax’ın destekleriyle bir şehirde E-Ticarete Başlıyorum adlı eğitim programı yapıyoruz. E-ticarete başlamak isteyenlerin ilk yapması gereken bir web sayfasına sahip olmak olduğundan bu eğitimde bunu deneyimliyor, e-ticarete başlarsa web sayfasını yönetebilir mi, buna gereken zamanı ayırabilir mi gibi konularda fikir sahibi oluyor. Konudan bağımsız şunu belirteyim, Instagram’a resim koymak ne kadar kolaysa web sayfası oluşturmakta cidden o derece basit, zaten şablonlar hazır, siz sadece ürün resimlerini, açıklamalarını ve diğer detayları hallediyorsunuz.

Eğitimi web sayfasında yayınlıyor, kayıtları alıyor ve herkesi tek tek arıyorum çünkü eğitimin verimli olması için en fazla 40 kişiyi kabul ediyoruz, o yüzden gerçekten doğru kişilerin doğru eğitime başvurduğundan emin olmak istiyoruz. Bazen de reklamlarda tam olarak neyin ne olduğunu incelemeden sırf e-ticaret başlığını görüp başvuranlar da olduğundan detaylı bilgi vermek önemli oluyor.

İşime olan saygımdan, kimin gerçekten bu eğitim için uygun olup olmadığını en iyi benim belirleyebileceğimden ve insanlarla konuşup beklentileri anlamaktan keyif aldığım için bu aramaları bir çağrı merkezine vermektense ben yapıyorum. Dile kolay, her ay 350-400 kişiyi tek tek arıyorum, kimisi ile 10 saniyeyi geçmeyen görüşmeler kimisi ile uzun uzun sohbetler, kimisi içini döküyor kimisi müsait değilim diyerek hızlıca kapatıyor.

Bu aramaların ne kadar yıpratıcı olduğunu ezelden beri bildiğimden dolayı çağrı merkezlerinden gelen aramalarda hep kibar olmaya çalışıyorum, düşünsenize günde 150 kişiyi arayan ve karşınızda size firmasından dayatılan ürünleri satmak için çabalayan birisi varve bunu her gün yapmak zorunda, cidden zor ve sabır gerektiren bir iş, Allah hepsine kolaylıklar versin.

Konumuza dönersek, konuşmalarda karşımdaki kişiye e-ticaretle alakalı ne yaptığını, ürününün olup olmadığını ve hedeflerini soruyorum. Son aylarda “ben x firmasında çalışıyorum ve ek gelir elde etmek istiyorum, e-ticaret bu anlamda benim için faydalı olur diye düşündüğümden bu eğitime başvurdum”diyenlerin sayısı oldukça arttı. Herkes online kanaldan ürün satarak mevcut mali durumlarını daha iyi hale getirme isteğinde.

Aramaları yaptığım illerin Anadolu’da olduğu düşünülürse İstanbul’daki durumu da az çok tahmin edersiniz diye düşünüyorum. Ocak ayının bitmesine rağmen hala yeni dönemde maaşı belli olmayan insanlar var, ya da beklentisinin altında zam alanlar var, bunun sonucunda da ek gelir elde etme isteği artacak, sessiz istifa (işten ayrılmak yerine inisiyatif almayı bırakmak ve daha az çabalamak) gündemden düşmeyecek.

Siz de e-ticarete başlamak, neler oluyor neler bitiyor fikir sahibi olmak istiyorsanız Ticimax’ın yaptığı ücretsiz online ve fiziki eğitimlere buradan göz atabilirsiniz.

 

E-İhracata İlginin Artması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçtiğimiz günlerde firmaların yurtdışına satış yapmalarını önermesi sonrasında gözler e-ihracata çevrildi. Gerçi bu açıklama öncesinde de sektörde baya bir hareketlilik başlamıştı, özellikle yurtdışına ürün satan firmalara sağlanan teşviklerin artması, e-ihracat ile alakalı bilgi kaynaklarının çoğalması, başarı hikayelerinin yavaş yavaş ortaya çıkmasısonrasında herkes bir şekilde ürünlerini online kanallardan yurtdışına satmanın planlarını yapmaya başladı.

Yaptığım seminerlerde mutlaka “aramızda kimler e-ticaret yapıyor” sorusunu sorarım. Eskiden sadece Türkiye’de satış yapanlar olurdu ama şimdi bayağı bir insan Amazon, ETSY, Ozon gibi platformlarda ve kendi web sayfalarında yurtdışına ürün sattıklarını söylüyor, bu da çok hoşuma gidiyor. Elin Çinlisi kalkıp Londra, Amerika, Fransa, Kanada, Avustralya başta olmak üzere dünyanın her yerine gidip Çin Mahallesi kuruyor, kültürünü ve mutfağını tanıtıyor, ürünlerini satıyor, bizim ne eksiğimiz var Allah aşkına, girişimcilik desen var, pratik zeka desen var, krize karşı bağışıklık desen var, e o zaman bizim de artık her yerde olmamız ve her ülkeye ürünlerimizi satmamız lazım.

Kayseri’de tanıştığım onlarca kişi Amazon’dan mal satıyoruz dedi, Adana, Ankara, Bursa, İzmir keza hep böyle, İngilizce çat pat biliyorum ama sistemi bir şekilde çözdüm fena da gitmiyorum diyenleri bile duydum, demek ki kafaya koyunca bir şekilde yapılıyor. El yapımı ürünlerini ETSY’de satmaya başlamış ev hanımları ile tanıştım, o kadar çok şey anlattılar ki ben bile bu platform hakkında bu kadar çok şey bilmiyormuşum onu anladım. Umarım artık üzerimizdeki gereksiz çekingenliği üzerimizden atarız ve dünyanın her yerine ürün satan markaların sayısını arttırırız.

Yurtdışına ürün satmakla alakalı bir şeyler öğrenmek isterseniz her ay yaptığımız Ozon Global ile Rusya Pazarı adlı online programa katılıp Rusya pazarında satışla alakalı bilgi sahibi olabilirsiniz.

 

Pavyona mı Düşelim Uzay’a mı Gidelim?

Son günlerde en çok konuşulan iki konu var, ilki Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği İnci Taneleri adlı dizi diğeri ise ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğu. Bu iki olayın konuşulduğu haber programlarını görünce önce şaşırdım çünkü pavyon kültürü ve uzay bilimi aynı anda tartışılıyordu, iki konuda da bilgi sahibi uzmanlar mı var derseniz e var tabi olmaz mı? Ülkemizde hemen herkes her konuda uzman, futbol yorumcusu iki dakika sonra ABD-Türkiye ilişkilerini yorumlar sonrasında karnıbaharın sağlığımıza faydasından bahsederhatta hızını alamayıp ekonomideki beklentileri bile konuşabilir, bu anlamda çok da şaşırmamak lazım.

Benim şaşırdığım konu bir dizinin genç kızları pavyon hayatına özendirdiği ile alakalı çıkan söylemler oldu, hatta RTÜK olaya el koysun diyenleri de duydum. O kadar yorum yapılınca birde yasaklansın denince izlemeyeceğin varsa bile meraktan izliyorsun, ben şahsen pavyonu özendiren bir sahne ben göremedim, o da ayrı mesele. Elin oğlu uzaya adam gönderirken bizim konuştuğumuz konulara bak derkenşükürler olsun ki artık bizim de uzaya giden bir astronotumuz oldu.

Türkiye’nin ilk uzay astronotu Alper Gezeravcı uzay yolculuğuna çıkmadan hemen önce tartışmalar başladı. Bu yolculuğu parayı bastıran her ülke yapabiliyor, öyle oluyor şöyle oluyor gibisinden çokça şey konuşulurken bir yandan da uzaya giden astronot yanına ne alır, orada ne yer ne içer, günde kaç saat uyur, yerçekimsiz bir ortamda hayat nasıl olur, uzayda geçirilen 1 saat dünyadaki 7 yıla eş değer şehir efsanesi doğru mudur, bir astronot senede ne kadar para kazanır, nasıl atronot olunur gibi konular gündeme geldi. Ülkenin gündeminde uzayın u’su yokken herkes uzayla alakalı haberleri izledi, bu konulara kafa yordu, eminim onbinlerce çocuğa ilham oldu ve olmaya da devam edecek.

Ulu Önder Atatürk’ün seneler önce söylediği, belki o günlerde kimsenin anlamadığı ama bugün büyük anlamlar ifade eden “İstikbal Göklerdedir” sözünün Alper Gezeravcı tarafından da söylenmesi bence çok anlamlıydı. 16 Şubat 1925 tarihinde bugünkü adı Türk Hava Kurumu olan Türk Tayyare Cemiyetinin açılışında, yani 100 sene önce bu sözün söylendiği düşündüldüğünde Ata’mızın vizyonuna hayran olmamak mümkün değil. Onu her zamanki gibi sevgi ve saygıyla anıyoruz.

Haftanın İzleme Önerisi

1985 senesinde Afrika’daki açlara dikkat çekmek ve bağış toplamak için dönemin süperstarları tarafından söylenen We are the World adlı şarkısını bilmeyeniniz yoktur. Severek dinlediğim bu şarkının nasıl yapıldığını Netflix belgesel olarak yayınladı. Soluksuz izlediğim bu programda projenin nasıl ortaya çıktığı, şarkının nasıl yazıldığı, kimlerin nasıl davet edildiği, herkesin konserden konsere koştuğu bir dönemde herkesin nasıl aynı anda ABD’de olduğu, dönemin kısıtlı iletişim kanallarına rağmen herkese nasıl şarkının gönderildiği, 12 saatten az zamanda şarkının nasıl tamamlandığını, anlık ortaya çıkan problemlerin nasıl çözüldüğünü, herkesin aynı  stüdyoda nasıl zaman geçirdiğini ve daha birçok şeyi göreceğiniz bu belgeseli eminim sizlerde yerinizden kalkmadan izleyeceksiniz.

Benim jenerasyon için biraz daha duygu yüklü sanırım. Bugün aramızda olmayan ya da 80’lerine gelmiş Michael Jackson, Tina Turner, Lionel Richie, Stevie Wonder, Bruce Springsteen, Bob Dylan, Kenny Rogers, Diana Ross, Cyndi Lauper ve daha nicesini aynı karede görüyorsun. Bugün öyle bir kadro bir araya gelse, ki gelmesi çok zor, o günkü gibi ses getirmez. Hayatlarında ilk kez yanlarında menajerleri olmadan kalabalık bir ortama giren bu ünlülerden kimisi hızlıca ortama adapte olmuş kimisi bir duraklamış, kimisi ise kendisinden çok daha ünlülerle aynı ortamda olunca afallamış, hatta utanmış, yayını izlerken ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Ezcümle izleyin, izlettirin ve keyfini çıkartın.

 

13 Şubat Akşamı Denizli’de Görüşmek Üzere

E-Ticaret Sohbetleri Anadolu adlı etkinliğimizde bu ay Denizli’de olacağız. Ticimax, Trendyol, Sipay, İda Dijital, Defterdar, eOfis ve Ecocotton firmalarının yer alacağı programda e-ticarette başarılı olmanın yolları hakkında sohbet edeceğiz.

Denizli ve çevresinde yaşayan bütün dostları 13 Şubat akşamı Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi’ne bekliyoruz. Yerinizi ayırtmak için buraya tıklayabilirsiniz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here