Kısaca kendinizden bahsedermisiniz?

Adım Funda Güleç Yalçın Sosyal medyanın en eski yüzlerinden biriyim ve Fundalina adı ile tanınıyorum. www.fundalina.com adında bir blogum var. Burada teknoloji, sosyal medya, vizyon filmleri ve bilim kurgu ile ilgili yazılar yazıyorum. Halen markalara sosyal medya ve dijital iletişim alanlarında danışmanlık yapıyor ve alanım ile ilgili eğitim vermeyi sürdürüyorum. Teknoloji, Pazarlama dergilerinde ve kurumsal bloglarda köşe yazarlığına devam ediyorum. Tüm bu yolcluluğumu bir kitapla taçlandırdım ve “Küçük İşletmeler için Sosyal Medya” kitabını yazdım.

Bir çok firmaya danışmanlık hizmeti verdiğinizi biliyoruz, bunların kapsamı nedir?

Danışmanlık yaptığım alan Dijital İletişim ama kapsamı oldukça geniş. İçerisinde eğitim var, planlaması var, dönemsel projelerin iletişimi ve raporlaması, hatta analiz edilmesi var. Çalışmalarımı üç gruba ayırıyorum. İlkinde yöneticiler ile yaptığım çalışmalar var. Yöneticiler kendilerine sunulan raporları detaylı şekilde incelemek ve dış yorum almak istiyor. Dijital dünyaya uzak kalmış yöneticiler için bu çalışmaları yapmak kolay olmuyor. Ben burada devreye giriyorum, birlikte marka, ürün, rapor ve veriler üzerinden konuşuyoruz. Sosyal medyanın da dahil olduğu dijital dünyaya dair güncel bilgileri, trendleri tartışıyoruz.

İkincisinde dönemsel proje çalışmaları var. Ürün lansmanlarında hızlı sonuç almak önemli ve iyi kurgulanması gerekiyor. Burada ürünle ilgili yapılacak çalışmanın takvimini çıkarmak, mecra – hedef kitle seçimini belirlemek, projeye dahil edilmesi düşünülen kullanıcılar konusunda öneriler sunmak, verileri izlemek – anlamlandırmak ve raporlamak işimin bir parçası.

Üçüncüsü ise uzun soluklu projeler. Bu tür çalışmalarda işletmenin ihtiyaçlarını inceliyor ve bir rapor hazırlıyorum. Hangi sosyal mecra ve yapı kendilerine uygun, temel ihtiyaçlar neler, dış destek almaları gereken kişi ve kurumlar hangileri… gibi konu başlıklarını belirliyorum. Uygulamaları gereken çalışma takviminden, görsel kimliklerine dek bir çalışma dosyası çıkarıyor ve ilk 3-4 ay bilfiil takvimde yer alan her adımın gerçekleşmesini sağlıyorum. Ardından eğitim süreci başlıyor. Kendi başlarına ayakta durabilecekleri ve bu çalışmaların devamlılığını sağlayabilecekleri eğitimi veriyorum. Sonrasında ise biraz geri çekiliyor ve çalışmaları dışarıdan izliyorum. Raporlama ve analiz etme kısmının ise hep içerisinde oluyorum. Böylece hem işletmelerin gelişmelerini gözlemliyor, hem gerekli durumlarda devreye giriyor, hem de sürdürülebilir bir başarı yakalamalarına katkı sağlıyorum.

Danışmanlık hizmeti verirken ne tip sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz? Danışmanlık yaparken nelere dikkat etmek ve hangi konularda bilgi sahibi olmak gerekiyor?

Odağında insan olan her iş çok zor ve bir o kadar da öğretici. Her markanın, kişinin, ürünün, ekibin beklentisi veya ihtiyacı farklı oluyor. Standart bir yapı olmaması zorlayıcı, odaklanmanız zor oluyor. Tümünde temel ihtiyaçlar güncel bilgi ve eğitim eksikliği, empati yoksunluğu üzerine. Örneğin küçük işletmeler nezdinde yıllar içerisinde gördüm ki amaçları benden hap bilgileri almak ve hızla hayata geçirmek odaklı. Eksiklerinin farkındalar ve kendilerini geliştirmek istiyorlar. Öte yandan buna bütçeleri yok ve sabırsızlar. Bu sebeple işletmelere verdiğimi danışmanlıkta eğitimi işin içine sokuyorum. Hatta bildiğiniz üzere onlara ithaf ettiğim Küçük İşletmeler için Sosyal Medya kitabını yazdım. Çünkü sosyal medyaya, eğitime, uygulama örneklerine en çok ihtiyaç duyan grup onlar.

Ben verilerin gücüne daima inandım, kağıt veya ekran üzerinde gördüğünüz sayılar nettir ve hatalı kararlar almanızı engeller. Bazı yöneticiler ile çalışırken ego devreye giriyor. Veriler üzerinden yaklaşıp sonuca gitseniz bile ikna olmuyorlar. Dolayısıyla dev bir sabra sahibi olmanız gerekiyor.

Teknolojiye hakim olmanız, sosyal mecraları doğru değerlendirmeniz, verileri okuyabilmeniz, raporlama tekniklerine iyi kullanmanız temel konuların başında geliyor. Projeye doğru insanları dahil edebilmeniz için bu alanla ilgili çok fazla kişiyi tanımanız ve öncesinde çalışmış olmanız gerekiyor. Öte yandan tüm bunlar yetmiyor; iletişiminiz sağlam, empati odaklı, belagat konusunda kusursuz olmalısınız.

Yaptığınız işten istediğiniz sonuçları alabildiniz mi? İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

Yaptığım iş güncel olmayı, sosyal olmayı, odaklanmayı, çoklu zekayı ve elbette çok çalışmayı beraberinde getiriyor. Dünya hem küçük hem de çok büyük. Bu çevrede bir iş yapıyorsanız illaki birbirinizi tanırsınız. Bir bilen olarak anılmak ve dahil olduğum projelerin başarısını gözlemlemek, bir sonraki aşamaya geçişlerinde aktif rol üstlenmek mesleki açıdan gurur veriyor. İleriye yönelik olarak çekirdek kadromu genişletmeyi hedefliyorum, öte yandan kontrolü seven biri olduğum için bu genişleme adım adım olacaktır. Aslında klonlansam hedefime çok daha hızlı ulaşırım.

Kendi blog sayfanızda her gün çok güzel içerikler paylaşıyorsunuz ayrıca dijital ile alakalı gittiğiniz her etkinlik hakkında detaylı bilgi verip insanları aydınlatıyorsunuz, yazma disiplinini sağlamak zor değil mi?

Blog dünyasına ilk olarak akademik çalışmalarım ile adım attım. Öğretmen arkadaşlarımın hem derslerinde hem de Avrupa Birliği için geliştirebilecekleri projelerde kullanabilecekleri çalışmaları sundum. Bu çalışmaların bazıları hala yayında. Benim bir mottom var “Bilgi paylaşıldıkça değer kazanır.” Bunu laf olsun diye söylemedim, zaten çevrede sıkça okuduğunuz bir terimdir. Öte yandan bu benim hayata bakış açımla ilgili bir durum. Edindiğim her bilgiyi, deneyimi çevremle paylaşmaktan ve gelişimlerine katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Hep söylüyorum, teknoloji ve dijital dünya ağırlıklı paylaşımlar yaptığım blogum Fundalina.com benim dersliğimin sınırlarını ortadan kaldıran, toplumsal fayda amacıyla yazdığım yazıları ihtiyacı olanlara ulaştıran bir köprü vazifesi görüyor. Dilim herkesin anlayabileceği kadar basittir, okuyanın ihtiyaçlarını düşünerek ve çözüm odaklı yazarım. Katıldığım etkinliklere herkesin gitmesi zor, öte yandan iş yapış biçimimizi değiştirecek, geliştirecek çok önemli konuşmacıları ve çalışmalarını dinliyorum. Bunların notlarını almak, basit bir dille metne dönüştürmek gerçekten zor. Tüm gün kapalı alanda bulunmak zaten enerjinizi bitiriyor, öte yandan ortaya koyacağım kalıcı değer, fikirlerin iletilmesi ve orada bulunma şansı olmayanların ilgisi, son  bir güçle içeriğimi yayına almamı sağlıyor. Yazımı okuyanlara fayda sağlıyor olması benim için yeterli geliyor. Bu konuda biraz romantiğim sanırım.

Yakın zamanda yazdığınız bir kitap var ve bir çok küçük işletme için başvuru niteliğinde olacağını düşünüyorum, biraz kitabınızdan da bahseder misiniz lütfen?

Kitabım, soruduğunuz harika sorular eşliğinde röportajın bir özet sunusu gibi. Sosyal Medya en güçlü iletişim araçlarından biri ve hepimizi bağlayan bir güçte. Öğrenilebilir, geliştirilebilir, olmazsa olmazlarımızın başında geliyor. Yıllar içerisinde hem çevremdeki kişilerin hem de tanışma fırsatı bulduğum pek çok işletmenin profesyonel danışmanlık almak için ek bütçesi yoktu ama öğrenme istekleri ve başarılı olma hevesleri çoktu. Neredeyse tümü yol gösterici bir kaynağa ihtiyaç duyuyordu. Kitabımı hazırlarken bu ihtiyaçları düşünerek hareket ettim ve sosyal mecraları mümkün olduğu kadar sadeleştirerek anlatmaya çalıştım. Öte yandan sosyal medya konusunda fazla fikri olmayan ve kendisini gerliştirmek isyenler için de temel bir kaynak haline geldi.

Kitabımda bilgi birikimimi ve deneyimlerimi paylaşırken, yeteri kadar bilgi sahibi olmayan tüm işletme ve kişiler için yol gösterici olmaya ve onları cesaretlendirmeye çalıştım. Bilmediğimiz konular bizi genellikle korkutur. Oysa sosyal medya öğrenilebilecek, doğrudan uygulanabilecek bir alan ve fırsata dönüştürülebilecek onlarca seçenek sunuyor. Kitabım Sosyal Medya konusunda temel bir bilgi kaynağı ve iş yapış biçimlerinizi geliştirecek bir yol haritası sunuyor. Çalışma örneklerinden önerilere, emojilerden hashtaglere, bloglarla yapılabilecek çalışmalardan içerik geliştirmeye dek uzanan konuları basit bir dille ele alıyorum. İçerisinde satış yapmanızı tetikleyecek, başarınızı arttıracak pek çok konu başlığı bulunuyor.

İş hayatında kadın olarak yer almanın zorlukları var mı sizce? Varsa nelerdir?

Cinsiyet eşitliğine inanan biriyim ve bunun savunucuyum. İş hayatına öğretmen olarak başlamış ve ardından dijital dünyaya dahil olmuş biri olarak cinsiyetim bana artı veya eksi yönde bir zorluk sunmadı. İş hayatında güçlü bağlantılarım ve sınırsız destek alıp – verdiğim dostluklarım var. Genel olarak ele alındığında ise bir anne – eş – iş sahibi olmak zaman faktörünü devreye sokuyor. Doğru planlama ve yönetim ile bunun da aşılabildiğini düşünüyorum.

Konuyla ilgili sizden fikir almak isteyenlerin size ulaşabileceği bir e-posta adresi veya veya yaptığınız işle ilgili bilgi almak isteyenlerin girebileceği bir web sayfası var mı?

Öncelikle harika sorularınız için teşekkür ederim. Dostluğunuzu, samimiyetinizi daima hissettiren birisiniz. Bana ulaşmak isteyenler için bolca seçenek sunacağım.

Öncelikle tüm mecralarda @fundalina olarak yer alıyorum. Elimden geldiğince hızlı geri dönüş yapan biriyim. Blogum Fundalina.com üzerinden teknoloji, sosyal medya, bilim kurgu alanlarında bilgi paylaşıyorum. “Dijital Dünya” kategorisindeki içeriklerimi özellikle tavsiye ederim.

Mesleki olarak yaptığım çalışmalara ve referanslarıma Fundagulec.com üzerinden ulaşılabilir.

Küçük İşletmeler için Sosyal Medya kitabımın web sitesi kucukisletmelericinsosyalmedya.com ve tüm mecralarda etkileşim için kullanabilecekleri hashtag ise #kucukisletmelericinsosyalmedya.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here