Kısaca kendinizden bahseder misiniz?  

Çiğdem Görener Gelişim Akademisi’nin ve Rezilyans Türkiye’nin kurucusu, eğitmen, koç ve danışmanım.

İstanbul Üniversitesi, İngilizce İktisat bölümünden mezun oldum. Londra’da kariyerim üzerine eğitimler aldıktan sonra Türkiye’ye dönerek iş hayatına başladım. Çalışırken eş zamanlı olarak Yönetim ve Pazarlama üzerine çift dalda uzmanlık alarak MBA programını tamamladım.

Pazarlama ve Marka Yönetimi konusunda 12 yıl boyunca kurumsal hayatta çalıştım ve işime de aşıktım. Ülker ve Hürriyet gibi büyük kuruluşlarda yöneticilik yaptım.

2007 yılında bir yönetim-pazarlama danışmanlığı firmasında danışmanken aynı zamanda kurumlara eğitim de veriyordum. Aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Pazarlama Bölümü öğrencilerine Marka Stratejileri dersleri vermeye başladım. Eğitim vermeye olan aşkımı bu dönemde keşfettim.

Kendi işinizi yapmaya nasıl karar verdiniz? Bunu yapmaya karar verirken kimden destek aldınız?

Aslında hayatın akışı beni buraya getirdi diyebilirim. Hürriyet’ten bebeğim nedeniyle ayrıldım. Ancak tamamen evde oturmak bana göre olmadığı için freelance olarak kurumsal eğitmenlik yapıyordum. Bir süre sonra kızım kreşe başlayınca tekrar tam zamanlı bir işe dönmeye karar verdim. Ancak bu dönemde eğitim vermek benim hayatta bulduğum anlamla o kadar örtüşen bir meslekti ki, çok sevdiğim pazarlama kariyerine dönmek istemediğimi farkettim.

Artık eğitmenliği tam zamanlı olarak yapmak istediğim ve aklımda eğitim vermeyi çok farklılaştıracak fikirler olduğu için kendi firmamı kurmaya karar verdim. Şimdi dönüp arkama baktığım zaman deli cesaretiymiş diyorum. Belki bugün bildiklerimi bilsem o dönemde buna cesaret edemezdim. Ama iyi ki etmişim.

Özellikle eşim, firma kurmaya cesaret etmem konusunda bana çok destek oldu. “Sen en iyisini yaparsın” sözleri beni çok motive etti.

Ne üzerine bir iş yapıyorsunuz?  Başka iş fikirleri varken neden bu işi yapmaya karar verdiniz?

Eğitim, danışmanlık ve koçluk. “Kişisel Verimlilik ve Sürekli Öğrenme, Yönetim ve Liderlik, Pazarlama ve Satış” ana başlıkları altında yeni nesil kurumsal ve açık bireysel eğitimler veriyorum, atölyeler düzenliyorum. Aynı zamanda koçluk yapıyorum.

Bu işi seçmemin iki sebebi var;

Öncelikle benim için kendimin durmadan öğrenmesi ve gelişmesi çok önemli. Bu iş tam da bunu yapabildiğim bir alan. Bu yüzden kendim de devamlı eğitimler alıyorum. Mesela “Yaratıcı drama” eğitimim 1 yıl süren bir eğitimdi, bunu kendi eğitimlerimde farklılaşan bir öğrenim sistemi kurmak için kullanıyorum. Aynı şekilde “Gamification”, “Şiddetsiz İletişim”, “MBSR (Mindfulness)”, “Rezilyans”, koçluk gibi aylarca süren eğitimler aldım. Sonra da bunları paylaşıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor.

İkincisi ise yıllar içinde farkettim ki, sorumluluk alanım dışındaki insanlara, dünyaya fayda sağlamak benim hayatta bulduğum anlam. Eğitim ve koçlukta da tam olarak bunu yapıyorsunuz. Birisinin hayatında ufacık da olsa olumlu bir değişiklik yaratmak, kendi öğrendiğini vermek-paylaşmak şahane bir duygu. İşte bu yüzden eğitim ve koçluğu kendime ikinci kariyer olarak seçtim.

İnsanın yaptığı mesleğinde anlam bulması çok önemli. Ben bunu bulabildiğim için çok şanslıyım. O yüzden sabah 9:00’dan akşam 17:00’ye kadar ayakta eğitim verdiğim ya da yoğun koçluk seanslarından çıktığımda bile enerjim sanki sabahın ilk saatleri kadar yüksek olur. Bu birçok insanı şaşırtır. Ama bunun sebebi yaptığım işten çok büyük keyif almamdan kaynaklanıyor.

Bu işi yaparken ne tip sıkıntılarla karşılaştınız ve bunları nasıl aştınız? Sizce kendi işinizi kurarken nelere dikkat etmek gerekiyor? Hangi konularda bilgi sahibi olmak gerekiyor?

Ben işin eğitim verme ve koçluk yapma kısmını çok sevmeme rağmen, satış kısmını pek sevmiyordum. Ancak kendi işinizi kurduğunuz zaman, elinizdeki hizmet ya da ürün ne kadar iyi olursa olsun, onu satabiliyorsanız ayakta kalabiliyorsunuz. Bu belki de en önemli kısım ve işini kuracak herkesin en başta enine boyuna “Nasıl satacağım?” şeklinde düşünmesi gerek.

Ben eğitimlerimin satış ayağını stratejik partnerliklerle çözdüm diyebilirim. Benim stratejik partnerlerim eğitimi sattı, ben eğitimin içeriğine, bilginin ve eğitimin verilme şeklinin zenginleştirilmesine odaklandım. Böylece eğitim kalitesi yükselirken, satışı da benim için başkaları yaptı.

Bir kişinin işin her aşamasına yetişmesi çok zor. O yüzden bir işi kurarken tüm boyutlarını düşünmek gerek. Ekip kurmak ya da eğer ekip kurmak fizibil değilse bunu nasıl outsource edebilirim diye düşünmek gerek.

İş hayatında kadın olarak yer almanın zorlukları var mı sizce? Varsa nelerdir?

Şahsen ben çok büyük zorluk yaşamadım. Ancak bazı sektörlerde erkek egemenliği bulunabiliyor. Hele de tedarikçilerle iş yapan kadın girişimci arkadaşlarımın zaman zaman zorlandıklarını gördüm. İlk aşamada kadınların o işin altından kalkamayacağını düşünen bir kesim var. Ancak bu ön yargının da kırıldığını görüyorum. Ne kadar çok kadın girişimci bu ekosisteme dahil olursa, kadınların yılmazlıkları o kadar çok görünecek.

Bir de son dönemlerdeki en büyük imkan kadın girişimcilere destek veren çok fazla dernek ve sosyal girişimin olması. Bu STK’ların varlığı ve zaman zaman kadınlara pozitif ayrımcılık yapan şirketlerin artması ile girişimci dünyasında kadın olmak gittikçe kolaylaşacak diye düşünüyorum.

Yaptığınız işten istediğiniz sonuçları alabildiniz mi? İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

İlk başta kolay olduğunu söyleyemem. Biraz dayanıklı ve buna hazırlıklı olmak lazım. Ama ben azimle devam ettim ve böylece sonuç aldım. Kadın ya da erkek farketmez, girişimcilikte iniş çıkışlar, ekonomik ya da sosyal sıkıntılar sebebiyle işin etkilendiği birçok dönem oluyor.

Bunun için çok çalışmak, azmi elden bırakmamak ve düşseniz bile tekrar ayağa kalkmak çok önemli.

İşimle ilgili çok hedefim var. Bunlardan bazıları, son dönemde girişimini yaptığım Rezilyans konusunda bir kitap yazmak, bir üniversitede ders vermek ve TEDx konuşması yapmak.

Ayrıca Rezilyans öyle önemli ve faydalı bir bilimsel yaklaşım ki, sadece bireyler ya da kurumlar bazında değil, toplumsal olarak da ayağa kalkmaya yarıyor.

Dünyanın mücadele ettiği küresel ısınma, doğal felaketler ve çevre kirliliği gibi birçok durumla başa çıkmayı da sağlıyor. Ben de Rezilyans Türkiye olarak aynı zamanda bu tür mücadelelerde de yer almak ve ülkemize, dünyaya faydalı işler yapmak istiyorum. Yani Rezilyans Türkiye’nin sosyal fayda da sağlayan bir kurum olmasını hedefliyorum.

Kendi işini yapmak isteyen kadınlara neler tavsiye edersiniz?

Öncelikle yapmakta anlam buldukları bir işi seçmelerini öneririm. “Anlam Bulma” Rezilyans’ın da temel öğelerindendir. İnsanların yapmakta anlam bulmadıkları işleri uzun süre yapmak istemediklerini ve bu işlerde zor durumlarla karşılaştıklarında bunlarla başa çıkmakta çok zorlandıklarını artık araştırmalardan biliyoruz.

Bir önerim, kadın girişimcileri destekleyen STK’larla mutlaka bağlantıya geçmeleri. Bu kurumlar tamamen gönüllülük esasına dayanarak, kadınlara girişimcilik yolunda çok değerli eğitimler ve mentorluk destekleri veriyorlar. Girişime başlamadan ya da başladıktan sonra bile buralardan öğrenecek çok şey var. Adeta hazine bulmak gibi.

Bir başka önerim, işleri ile ilgili dünya çapında bilgi edinmeleri, araştırma yapmaları, yenilikleri devamlı takip etmeleri. Dünya çok hızlı değişiyor, işler çok hızlı evriliyor. Buna ayak uyduramayan hiçbir girişimcinin devam etmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu gene Rezilyans’ın en temel öğelerinden “Esneklik” kavramının altını çizdiği bir şey. Eğer yaptığımız bir strateji yolunda gitmiyorsa, çeviklikle yeni bir strateji denemek artık yeni dünyanın kuralı. Bu tüm stratejinizi ve hatta işinizi değiştirmek bile olabilir. Esnek bakış açısıyla yaklaşmazsanız işinizi tümden yitirebilirsiniz.

Son olarak da cesur olmalarını öneriyorum. İlk adımı atmadan gerisi gelmiyor ve her ne yapacaksa yapsınlar, işin nasıl gideceği ancak yolda öğreniliyor. O yüzden ne olacağını görmek için yola çıkmak şart. Ne kadar sağlam ön görülerde bulunursanız bulunun, yanlış olma ihtimali var. “Yola çıkın ve yapıp-yapamayacağınızı orada görün. Ama öncesinde mutlaka iyi hazırlanın.” derim.

Konuyla ilgili sizden fikir almak isteyenlerin size ulaşabileceği bir e-posta adresi veya veya yaptığınız işle ilgili bilgi almak isteyenlerin girebileceği bir web sayfası var mı?

Fikir sormak isteyenlere fayda sağlayabilmeyi çok isterim. Bana cigdem@rezilyans.com.tr mail adresinden ulaşabilirler.

Kuruluşlarımla ilgili web sitelerimi inceleyebilirler. İki web sitem var;

www.cigdemgorener.com ve www.rezilyans.com.tr

Tüm kadın girişimcilere cesaret, azim ve bol şans diliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here