Satış ile uğraşan insanlar kendilerini tüketici olarak düşünüp kendilerine nasıl satış yapıldığını, şirketlerin onların dikkatini çekmek için nasıl pazarlama çalışmaları yaptığını ve nasıl farklılaştıklarını iyi gözlemlerlerse bence başarılı olurlar.

Çünkü dışarıdaki müşterilerde kendileri gibi bir tüketici. Son yıllarda tüketiciler mesaj bombardımanı altında; gelen sms ve e-postalar, kendilerine özellikle bankalar vs gsm şirketleri tarafından yapılan telemarketing çalışmaları, yollarda görünen bir sürü reklam panoları, gazetelerdeki ilanlar, internette dönen bannerlar vs. Akşama kadar gördüğümüz ve duyduğumuz çoğu şeyi unutuyoruz ama eğer ilgili şirket diğerlerinden farklılaşma anlamında özel birşey yaptıysa o zaman aklımızda yer ediniyor, hatta o ürünü alıma teşvik edebiliyor, aynen benim başıma geldiği gibi.

Aylardan Mayıs, günlerden Cumartesi, yer Ankara, mekan Tunalı Hilmi Caddesi. Milli piyango bileti satan kişi insanların neden bilet aldığını düşünüp buna vurgu yapıp güçlü olduğunu düşündüğü özelliğini ön plana çıkarmış. Bir kaç çekilişte büyük ikramiyenin çıktığını birkaç değişik görsel şey ile ispatını yapmış. Bunu herkes yapıyor belki ama o ispatlamak için güzel görsellerle inanmanızı sağlıyor. İkinci ve en önemli şey insanların artık nakit taşımadığını gözlemleyip kredi kartı ile insanlara satış yapabileceğini düşünüp bunu zaman geçirmeden hayata geçirmiş ve “sıfır komisyon” ibaresini yazmış. Bence küçük esnaf diye tabir ettiğimiz birisi için çok özenli ve örnek bir çalışma.

Sonuç ; Tezgahında farkındalık yaratan bu kişiden hiç aklımda yokken 2 tane milli piyango bileti aldım. 400 metre sonraki milli piyango tezgahından bilet almayıp buradan almamı sağlayan tezgah sahibine de içimden bravo dedim. İkramiye çıkmadı ama olsun, ikramiyeden daha değerli bir hikaye çıkarmamı sağladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here