Amerikan Otomotiv Üreticileri Birliği’nin verilerine göre 1950 yılında Dünya’da 70 milyon taşıt sayısı 1994 senesinde yedi kat artış göstererek 630 milyona ulaştı. Eğer büyüme aynı şekilde devam ederse 2025’de bu rakamın 1 milyarı aşacağı belirtiliyor. Amerikan Enerji Bilgi İdaresi’ne göre günde 37 milyon varil petrol tüketimi yapılıyor ki bu şu anda üretilen petrolün yarısına eşit ve hava kirliliğin yarısına yakınını oluşturuyor. Araçlar çevreci olsun ya da olmasın çoğu ülkede ölüme ve fiziksel hasara yol açan en önemli etmenlerden birisi olarak kabul ediliyor. Her sene 1 milyondan fazla kişi araç kazalarında yaşamını kaybederken bunun herhangi bir savaştaki kayıpların dört katına tekabül ettiği belirtiliyor. 10-15 milyon kişinin de sakat kaldığı ve sayısız sokak hayvanının da zarar gördüğü düşünüldüğünde korkunç boyutlara doğru gidiyor.

World Carfree Day olarak bilinen Dünya Otomobilsiz Yaşam Günü her sene 22 Eylül tarihinde birçok ülkede kutlanıyor. Dünya Arabasız Günler Konsorsiyumu 1995 yılında kurulduktan sonra ilk İngiltere’nin Bath kentinde bir etkinlik düzenlendi. Diğer ülkelerde de yayılan Dünya Otomobilsiz Yaşam Günü 2000 yılında Avrupa Komisyonu tarafından resmileştirildi ve aynı yıl uluslararası çapta resmileştirildi.   Asıl amacı toplu taşımayı geliştirmek, bisiklet ve yürümeye teşvik eden bu uygulama karbon salınımını azaltma gayesi güderken yukarıda bahsettiğim rakamlara da dikkat çekmeye çalışıyor. Arabasız Topluluk olarak kendilerini adlandıran grup üyeleri petrol ve araç bağımlılığın azaltılması için bir takım çalışmaların yapılmasını öngörüyor. Buna göre;

Ekolojik ilkelerin takip edilerek yeni yaşam alanlarının oluşturulması, ev ve işyerlerinin birbirlerine yakın şekilde konumlandırılması

Yayaların rahatlıkla yürüyebileceği ortamların düzenlenmesi

Araçların az kullanılması veya çevreci araçların kullanılmasının sorunları çözemeyeceği düşünüldüğünden temiz toplu taşıma sistemlerinin yaygınlaştırılması

İnsanların günlük hayatlarındaki fiziksel aktivitelerini artırmalarını sağlayacak aktivitelerin düzenlenmesi, arabasız günler ve işe bisikletle gidilmesi gibi temaların işlenmesi

Yolların bisikletle gidilmesine imkan tanınacak şekilde düzenlenmesi

İstenen değişim insanların daha sağlıklı yaşaması, çevrenin korunması ve daha çok fiziksel aktivitenin yapılmasına yönelik ancak günlük hayatımızdan araçların çıkması en azından kısa vadede çok da mümkün gözükmüyor. Bunu sağlayabilmek için Arabasız Topluluk adlı grup üyelerinin belirttiği gibi yeni yaşam alanlarının oluşturulması gerekiyor. Yurtdışında birçok ülkede bisiklet kullanımını teşvik etmek için onlara özel yollar yapılırken Türkiye’de de bu anlamda çalışmalara başlandı. Bununla ilgili önceden yazdığım yazıda özellikle İstanbul’da yolların düz olmadığını, insanların bisikletli yaşama alışık olmadığını ve araçların bisiklet kullanan kişilere gereken özeni göstermediğinden bahsetmiştim. Olumsuzluklara rağmen yollarda bisiklet kullanan kişi sayısının gün geçtikçe arttığını görüyorum ve bunun zamanla bazı şeyleri rayına oturtacağını düşünüyorum. Bu arada yayaların kullanımına yönelik yolların yok denecek kadar az olduğunu ve trafiğe kapalı meydanların olmadığının da altını çizmek gerekiyor ama bununla ilgili de özellikle İstanbul’da çalışmaların yapıldığını duymak en azından ileriye yönelik ümitleri artırıyor. Aslında gelişmiş ülkelerde bile her ne kadar bisiklet yolları yapılmış olsa da kullanım konusunda sıkıntılar yaşanabiliyor. Konuyla alakalı aşağıdaki videoyu izlemenizi öneriyorum, eminim sizler de benim gibi çok keyif alacaksınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here