Geçen sene tam bugün Sadece 5 Dakika dediğimde bir arkadaşım “aklıma ilk Semiha Yankı’nın Seninle Bir Dakika adlı şarkısı geldi” demiş, bende içimden keşke bu şarkı gibi Sadece 5 Dakika’da yıllarca insanların aklında kalabilse demiştim.

Belki bir yıl oldu, belki Semiha Yankı’nın şarkısı gibi milyonlara ulaşamadık ama aldığımız geri bildirimlerden görüyorum ki çokça insana ulaştık, bizi çok motive eden harika teşekkür mailleri aldık, bir ortamda yapılan bir görüşmede “biz sizin bültenle güne başlıyoruz” lafını işittik, mutlu olduk, hem de çok mutlu olduk.

Hikaye basıl başladı derseniz, insanlara günlük bülten göndermek gibi bir hayalim vardı. Etrafımdaki insanların görüşlerini aldığımda genellikle “kimse birşey okumuyor, boşver yazık olur emeklerine” cevabını aldım. Haklılardı, insanımız çok okumayı sevmiyordu, üstüne birde onlarca içerik üreten mecra eklenince bizim şansımız olmayacaktı.

Eğer bende kendimi bu şekilde inandırsam hikaye başlamadan bitecekti ama içimden bir ses “ama ya farklı birşeyler sunarsak dikkat çekmez miyiz” dedi ve düşünmeye başladım. Madem insanlar az okumayı seviyor onları yormayacak, Sadece 5 Dakika içinde okunacak içerikler sunsak hoş olabilirdi. Uzun uzun okumak isteyenler içinde her habere bir link ekler, detay görmek isteyen linke tıklar haberin tamamını okur dedik.

Ve başladık, tam 1 sene önce bugün…

Türkiye gibi bir ülkede diğer mecralarda yayınlanmış haberleri yaymak bile baktığınızda zor iş, acaba bunu koysak mı bunu koymasak mı gibi şeylerimiz hiç olmadı ama x gazeteden haberi koyarsak insanlar tepki gösterir mi diye düşünmedim değil. Sadece Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu ülkeye hayatını adayan insanlara hakeretler eden bir paçavranın yayınladığı herhangi bir haberi paylaşmadım, bundan sonra da paylaşmam, onun dışında aklı başında olan her mecradan habere yer verdik. Bu arada belirtmek isterim kimseden “aman bu gazeteden haber vermişsiniz onlar öyle böyle” diye bir tepki almadık, bu da okuyucu kitlemizin mecranın kim olduğuna değil de doğru ve güncel habere önem verdiğini bizlere kanıtladı.

Özetlersem;

İçerik üretmenin zaten çok zahmetli ve emek isteyen bir iş olduğunu biliyordum ama bu denli büyük ve özen gerektiren bir içerik işine girince bu işi yapanlara saygım 2-3 kat arttı. Herhangi bir konuda bilgilendirici yazı yazan görünce mutlaka ama mutlaka bir teşekkür mesajı ekliyorum. Gelen tepkilerden kimisinin şaşırdığını, kimisinin sevindiğine şahit oluyorum.

Şaşırıyor insanlar çünkü kimse kimseye, bir şeyi araştırıp yazı yazdı ve paylaştı diye teşekkür etmiyor, o zaman da içerik üreten kişiler, hele de bunu maddi bir beklenti karşılığında yapmıyorsa, “yahu ben neden uğraşıyorum” diyebiliyor, şahsen ben bunu çok dedim ama dediğimin ertesi günü de mucize eseri mail kutumda teşekkür mesajıyla karşılaştım. Cidden 3-4 kez oldu bu, ilginç ama gerçek.

Böyle bir mesaj sizi o kadar motive ediyor ki, “demek ki birileri bu hayat karmaşasında sana teşekkür mesajı atacak kadar içeriğini seviyor” diyorsun. Pollyannacılık mı oynuyorum, hayır hiç bilmem, keşke birazcık oynayabilsem, olay ne biliyor musunuz, hiç tanımadığınız birisi hayatını kolaylaştırdığınız için size bir teşekkür mesajı gönderiyor, amma da abarttın be demeyin, bu 3 saatte yaptığınız yemeğin 10 dakika içinde tüketilmesi sonrasında eline sağlık denmesi gibi bir şey, içerik üreten arkadaşlar ne demek istediğimi iyi anlar.

Bu işten ne kadar kazandım derseniz 2-3 sponsorluk dışında gelen bir şey olmadı. Açıkçası ne ben buna vakit ayırabildim ne de bu tip içeriklere sponsor olabilecek bir firmanın dikkatini çekebildim. “E para kazanmadan ne kadar devam eder, çok mantıklı değil ki” dediğinizi duyar gibiyim, haklısınız, ticari bir işletmenin para kazanması hatta kar etmesi gerekir ama bazen yaptığınız işin prestiji o kadar yüksektir ki bundan para kazanmasam da devam ederim diyebiliyorsunuz.

İlerisi için planlar ne derseniz, şu anda sadece üyelik toplayan web sayfasını haber portalı gibi şekillendirmek ama bunun için daha fazla zaman, enerji ve tabi ki bütçe lazım. Bu üçlü olunca ikinci aşamaya da geçeceğiz inşallah.

Yazımın sonlarına geldiğim bu hikayemden etkilendiyseniz ve destek olmak isterseniz sponsorluk dosyamıza göz atabilir veya özel bir proje için bilgi(a)muraterdor.com e-posta adresinden benimle temasa geçebilirsiniz. Ben hala bültene üye değilim diyorsanız bu linkten üyelik işleminizi yapabilirsiniz.

Ve iki teşekkür, ilki bu hayalimin gerçekleşmesinde payı olan Dem Fikir ekibine, onlar olmasaydı bu kadar güzel başlamazdı sanırım. İkinci teşekkür de tabi ki bizleri yalnız bırakmayan dostlara, okuyan, okumayan ama paylaşan herkese…

Herkesin hayallerini er ya da geç gerçekleştirebilmesi dileğiyle…

Sevgiler

Murat Erdör

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here