Çok Heyecanlıyım, Lütfen Kusuruma Bakmayın

0
99

Sevgili Dostlar,

Yazımıza hafta boyunca konuşulan, Türkiye’nin en prestijli ödül törenlerinden birisi olan Pantene Altın Kelebek Ödülleri ile başlamak istedim. Törene denk geldiyseniz eminim başlıkta yazdığım “çok heyecanlıyım, lütfen kusuruma bakmayın” cümlesini sıkça duymuşsunuzdur. Kolay değil tabi, Türkiye’nin en önde gelen sanatçıları önünde ödül alıyorsunuz, bütün kanallarda isminiz geçiyor, basında yer alıyorsunuz ama arka arkaya 7-8 kişiden bu cümleyi duyunca da içinden insan hiç hazırlık yapmaz mı diyorsun. Geceye özel hazırlık yapanlar illa ki olmuştur ama milyonların izlediği dizilerde yer alan, sahnede onbinlerce kişiyi söylediği şarkılarla coşturan, ezberi hepimizden daha iyi kişilerin orada laf gevelemesini çok aklım almıyor. O gece illa ki güzel konuşanlarda vardı elbet, ekranda ilk kez gördüğüm sosyal medya fenomeni Rachel Araz ve tabi ki gecenin en güzel konuşmasına imza atan Nazlı Çelik.

Yazımın başında prestijli dedim ama sanki eski havası kalmamış, zamanında çok değerli büyüklerimiz vardı, hala ismini duyduğumuzda önümüzü iliklediğimiz ya da içeri girse ayağa kalkacağımız isimler, bu demek değil ki yeniler kötü ya da değersiz ama nedense o eski isimler gibi ağırlığı olan çok insan pek göremiyorum. Ödül töreninde ödülünü alan oradan ayrılmayı adet edinmiş, finalde ödül alanları sahneye davet ettiklerinde topu topu 15 kişi vardı yoktu, ne üzücü ne ayıp, insan kendisinden sonra ödül alanları beklemez mi, alkışlamaz mı, ama giden gitmiş işte. Finalde sahnede olanlara baktım, belki de ödül alanlar arasında halkın en çok sevdiği, oradaki kişilerden en az 5 kat daha başarılı olan Müge Anlı’yı gördüm, bir insan seviliyorsa bir sebebi var demek ki, başarısı kadar mütevazi yapıda olması da çok değerli, çok önemli. Bu arada servis yapan garsonların görüldüğü, neredeyse günlük kıyafetlerle gelinen, gösterişsiz bir salonda yapılan 90’lı yıllarda yapılan ödül törenin görüntüleri önüme düştü, içim ısındı, samimiyetin tavan yaptığı, herkesin çok doğal olduğu o güzel günler beni bambaşka yerlere götürdü.

Bu arada bizim ülkede bu tip törenlerin şöyle bir havası var, alkış gelmez, yapılan espriler genelde soğuk olur ama iyi espri yapılsa da zaten çok gülen olmaz, gereksiz bir egosantrik bir hava oluşur. Bunu şirketlerin kendi içlerinde yaptıkları ödül törenlerinde de, herkese açık yapılan kutlamalarda da gözlemleyebilirsiniz, nedense biraz tutuğuz, belki utangaçlık, belki kültürel bir şey bilmiyorum. Yabancı firmalarda çalıştığımda onlarca kutlamaya denk geldim, kıytırık bilmemne töreninde bile coşku tavan yapıyor insanlar başarıyı alkışlıyor, tebrik ediyor ve eğleniyor. Bende o zamanlar “ne oluyor ya ne oldu ki eninde sonunda bir ödül” derken baktım insanlar coşkulu, e bizde o havaya girdik, başarıyı ve emeği takdir etmenin kuru bir tebrik mesajından ibaret olmadığını öğrendik.

Bu kültürün oluşması için seneler seneler lazım kimbilir ama ben kim ne giydi, kim saçmaladı, kim kime gönderme yaptı gibi magazinsel yorumları da izlemekten kendimi alamadım. İbrahim Tatlıses’e yaşam boyu onur ödülü verilmesinden dolayı sponsor olan Pantene markasına çok tepki geldi, hatta Elidor’un Ebrar Karakurt’a verdiği destek ile karşılaştırmalar yapılıp Elidor:1 Pantene:0 gibi yazılar döndü. Pantene bununla alakalı geçte olsa açıklama yaptı ama yerden yere vurulmaktan kurtulamadı. Sosyal medyada, o yazı böyle değil şöyle yazılmalıydı gibi paylaşımlar yapanları da gördü bu gözler, malum biz Türkler herşeyin en iyisini biliriz, basın açıklamasını bile o marka adına yazabiliriz. Yapıcı ve dozunda eleştiri güzel ama saçmalama boyutuna gelince komik kaçabiliyor. Bu ödül töreninden sahne önünde iyi konuşmanın önemi, başarının tesadüf olmadığı, kriz yönetimi, insanlara saygı, ölçülü mütevazinin değeri gibi bir çok ince detay çıktı. Yani diyeceğim o ki, bu ve buna benzer konular illa büyük plazalarda büyük şirketlerde dikkat edilmesi gereken konular değil, hayatımızın her anında bir ödül töreninde bile karşımıza çıkabiliyor.

Tören iyi güzeldi güzel olmasına da keşke canımızı emanet ettiğimiz doktorlara sadece bir gecede yapılan 4 saldırı haberi daha fazla basında yer alsa. Twitter’da ve diğer mecralarda birçok doktorun ya işinden istifa ettiğini ya da yurtdışına gittiği ile alakalı çok haber okuyorum. Dünyanın en kutsal ve en zor mesleklerinden birisi olan doktorlara yapılan bu saldırıları kınıyorum, inşallah bu konuda hızlı şekilde adımlar atılır.

Bu arada basına yansıyan Adana’lı astronot haberi oldukça ses getirdi. NASA’nın 10 kişilik astronot adayı grubunda Adana’da doğan Deniz Burnham da yer aldı diye başlıkları görünce helal olsun dedik ama astronot kızımızın o dönem annesi ve babasının Adana İncirlik Üssünde görevli olmalarından dolayı burada doğması dışında ülkemizle pek alakasının olmadığını da tebessüm ile okuduk. Habere tıklatma kaygısı yurdum insanına ne başlıklar attırıyor, madem söz Adana’dan açıldı geçenlerde denk geldiğim ve arka arkaya en az 15-20 kez izlediğim Adana Rap videosunu da paylaşmak istedim, pazar pazar süper gider.

Oyun sektörü gün geçtikçe daha da büyüyor ve milyar dolar seviyesinde rakamlar dönüyor. Çok değil daha 1.5 sene önce Türkiye’nin oyun firmalarından birisi olan Peak Games’in ABD’li firma Zynga tarafından 1.8 milyar dolara satın alınması sonrası insanlar buradaki potansiyeli daha net görmeye başlamıştı. Özel sektörün ilgi göstermesinden ziyade kamunun da buna ilgi göstermesi çok önemliydi, bu anlamda Türkiye’nin kamu destekli ilk oyun kuluçka merkezi OGEM açılışını yaptı. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi (İBB) ve Game Factory partnerliğinde başlayan bu oluşum umarım bir çok gence farklı kapılar açar. Beni heyecanlandıran başka bir konu ise seneler önce Girişimci Sohbetleri adlı etkinliğimizde ilk kez sahnede insanlara sunum yapan Game Factory’un CEO’su olan Efe Küçük‘ün ismini duymak oldu. Seneler sonra onu bu haberde okumak çok şaşırtıcı olmadı çünkü o günkü sunumu izlediğimde ilk cümlem “ilk defa sunum yaptığına emin misin” olmuştu.

Kapanışı geçtiğimiz haftalarda E-Ticaret Kadınlar Kulübünün mezuniyet törenine iki çocuğu ile beraber eşini de alıp Bursa’dan gelen Begüm Hanım’ın bu röportajı ile yapayım. Bu video benim için sadece bir röportaj değil, uzaktan birisine dokunabilmenin, umut verebilmenin, ilham verebilmenin ve daha onlarca şeyin karışımı, iyi ki mezuniyetimize geldi, bizleri çok mutlu etti…

14 Aralık Salı akşamı saat 21.00’de “Dijitalleşmenin İş Hayatındaki Yeri” konusu hakkında Workcube kurucusu Ömer Turhan ile beraber olacağız, online etkinliği buradan takip edebilirsiniz.

21 Aralık Salı akşamı saat 19.00 – 21.00 arası Bursa’da E-Ticaret Sohbetleri adlı etkinlikte, birbirinden değerli sekiz konuğumuzla harika bir program yapacağız, gelmek isteyenler bu forma adını bırakabilir.

Radarıma takılanlara bakarsak;

  • Kısıtlamasız seyahat olanağı sağlayan Dijital Covid sertifikasının, ikinci dozdan sonra en fazla 9 ay içinde 3. doz aşıyı olan kişilere verilmesi benimsendi.
  • IMDb, yılın en iyi 10 filmini ve dizisini açıkladı. İzleyici oylamalarının dikkate alınarak yapılan listede bakalım sizin favori filminiz ya da diziniz var mı?
  • Bilenler bilir eskiden Aktüel dergisi vardı, Aralık sayısında bütün sene neler oldu nele rbitti özet yapardı, oku oku bitmez, unuttuğumuz çoğu haberi hatırlamamıza vesile olurdu. Neyse ki şimdi Twitter var, en güncel verilerle hangi olaylar konuşulmuş hangi kişiler gündem olmuş görmemizi sağlıyor, 2021 listesi için buradan bakabilirsiniz.
  • YouTube Türkiye 2021 yılının en çok izlenen videolarını açıkladı. Ağırlıklı olarak müzik ve dizi videolarını göreceksiniz ama en çok izlenen video 15 milyondan fazla izlenen, uzun zamandan beri takip ettiğim, işinde gücünde olan, takdir ettiğim bir YouTube üreticisi olan Ruhi Çenet’e ait, ona da buradan bakabilirsiniz.
  • Twitter ve YouTube’dan bahsedip Google verilerinden konuşmazsak olur. Bence hepsinden çok daha değerli veriler içeriyor çünkü arama yaptığımızda ilk buraya bakıyoruz. Bu videoya lütfen bakın ve sonrasında da dünyada en çok yapılan aramalara bakmak için bu rapora göz atın, göreceksiniz ki yok birbirimizden farkımız, bütün insanoğlu aynı endişeleri, aynı umutları, aynı sevinçleri yaşıyor, geleceğe umutla bakmak istiyor. İnşallah seneye bu zamanlar 2022 Google verilerine baktığımızda daha keyifli daha güzel arama sonuçlarını görürüz. Türkiye’de en çok arananlar neymiş derseniz onun raporu da burada.
  • Bu günlerde ne okusam, ne dinlesem, ne izlesem diyorsanız Sadece 5 Dakika ekibi olarak hazırladığımız haftalık önerilere buradan bakabilirsiniz.
Bu yazıyı bir web sayfasında veya sosyal medya kanalında okuduysanız, formatı beğendiyseniz ve her hafta düzenli olarak size de bu e-bültenin gönderilmesini istiyorsanız bu linkten e-bültenimize üye olabilirsiniz.
Güzel bir hafta olması dileğiyle
Sevgiler
Murat Erdör

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here