Sevgili Dostlar,

Günlük hayatımızda eminim birçok sorunla karşılaşıyor ve bunları çözmeye çalışıyorsunuz. Bazı konularla alakalı zaten yapılacakları bildiğinizden ilerleme şansınız oluyor ama bugüne kadar hiç karşılaşmadığınız bir problemle karşı karşıya kalınca ne yapıyorsunuz?

Biz küçükken apartman komşumuz Odtü’de okuyan Dilek Abla’dan veya Boğaziçi’nde okuyan Ahmet Abi’den akıl alırdık. Eminim hepinizin bir Dilek Ablası veya Ahmet Abisi iyi kötü olmuştur, haydi onlar olmadı belki aile büyüklerinden ya da anne babamızdan destek aldık. Bu dönemde özellikle iş hayatı ile alakalı çok değişim yaşandığından bazen onların bilgisi de sınırlı kalabiliyor.

Birde bazı konuları konuşmaktan çekinebiliyoruz, bunun belli başlı sebepleri olabiliyor, mesela güçsüz görünmekten çekinebiliyoruz, insanlara zayıf olduğumuz noktalardan bahsetmek istemeyebiliyoruz, bu da gayet doğal ve emin olun hepimizin yaşadığı şeyler. E peki iyi güzel de bir sorunla karşılaştık ve çözüm yolu bulmamız lazım, ne yapacağız?

Benimde zamanında gerek iş hayatı gerek sosyal hayat ile alakalı soru işaretleri içinde kaldığım çok şey oldu. Bazılarını deneyim ile, bazılarını %50 – %50 şansıyla, bazılarını bir yerlerden bilgiler edinerek çözdüm ama bazı konularda çözüm bulamadım, hatta çuvalladım. İşte böyle bunaldığım bir dönemde içimden “keşke bir platform olsa ve herkes dertlerini, sıkıntılarını, sorunları anlatsa, birileri dinlese ve çözümler önerse” demiştim ve Ready For Change’in ilk tohumunu farkında olmadan atmıştım. Bir süre sonra bu fikrin üzerine yattım, araştırmalar yaptım, yurtdışındaki modellere baktım, 100’lerce insanla konuştum, kafamdaki modelleri masaya yatırdım, yüzlerce kağıda yazdım çizdim ve sonunda bu platformu hayata geçirdim.

Dokuz ay sonunda 100’den fazla üyemiz oldu, kurumsal firmalar çalışanlarını göndermeye başladı, birçok etkinlik yapıldı, çok güzel arkadaşlıklar kuruldu, herkes her konuda birbirinden destek almaya başladı ama hayal ettiğim yardım isteği gelmedi, ta ki geçen ayın başına kadar. Üyelerimizden birisi üstündeki amirin ayrılması sonrası işin başına geçmeyi beklerken dışarıdan başkası o pozisyona getirilmiş, doğal olarak üyemiz buna çok bozulmuştu. Ne yapacağını bilememiş, yüzlerce soru baloncuğu ile öylece kalakalmış ve sonrasında da hepimizin birbiriyle yazıştığı özel kanala gelip olayları yazmış ve “siz olsanız ne yapardınız” diye sormuştu.

Tahmin edeceğiniz üzere herkes yorumlarını yazdı, başından buna benzer şeyler geçenler deneyimlerini paylaştı ve ertesi gün beni benden alan, hedeflediğim şeye yavaş yavaş ulaşıyorum dedirten yorum geldi. Üyemiz bu yorumlar sayesinde çocukça davranışlara girmediğini, aksine gayet profesyonel davrandığını, elinden geldiğince tavsiyelere uyduğunu söyledi ve şu notu ekledi.

“Bir çok yönetim ve liderlik üzerine kitap okusamda şu yorumlar onlarca kitaba bedel tecrübe. İyi ki burdayım ve iyi ki çok değerli insanları tanımaya başlamışım. Bir gün Murat Beyin Ready For Change girişimimin başarı hikayesi olarak kitaplaşacağını düşünüyorum.”

Sanırım verilen emekler hedefine ulaşmıştı sonunda, bir üyemize dokunmuş onu bu zorlu sürecinde yalnız bırakmamış ve elimizden geldiğince destek vermiştik. İnsanın hiç tanımadığı bir sürü insana açılabilmesi, sorularını sorabilmesi ve bunun karşılığında destek alabilmesi harika bir şey.

Peki ya siz bir sorun olduğunda kimden destek alıyorsunuz?

Sevgiler
Murat Erdör

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here