Sevgili Dostlar,
Hep aynısı olmuyor mu? Tam yeni yıla girdik giriyoruz derken zaman o kadar hızlı akıyor ki, Ocak ayı bitiyor. Ne var canım, abartmayalım sadece bir ay diyebilirsiniz, ki bende hep öyle derdim, ama matematiksel olarak bakınca yılın %8’i bitti bile.
E daha 2026 için konan hedefler vardı, onu yapacaktık şunu yapacaktık e daha başlayamadık dediğinizi duyar gibiyim, işte bununla alakalı geçenlerde Selin Gökçen Coşan ile birlikte Karar Değil Dönüşüm Zamanı adında harika bir canlı yayın yaptık.
Canlı yayında o kadar çok soru soruldu ki, yayına olan ilgiye hem şaşırdım hem de insanların kendileriyle alakalı bir şeyleri değiştirme isteği çok hoşuma gitti. Selin’in bu yayına özel paylaştığı 2026 Dönüşüm Rehberini bu linkten indirip siz de kendinizle alakalı planlar yapabilirsiniz.
Bu arada bu konuyla alakalı geçenlerde Gökhan Kara’nın Hayatımızı Nasıl Tasarlamalıyız adlı kitabını aldım. Ben kimim, ne yapmak istiyorum ve bunu nasıl bulabilirim gibi sorulara çok basit yöntemlerle cevaplar bulmanızı sağlıyor. Son zamanlarda okuduğum ve bolca not aldığım bir kitap, ne iş yaparsanız yapın kim olursanız olur hayatınızla alakalı bir yön bulma isteğiniz varsa bu kitabı alın derim.
Genelde herkesin ilk başta koyduğu hedef kilo vermek oluyor. Kilo konusuyla alakalı da hep söylenen ne yesem yarıyor cümlesi artık tarihe karıştı çünkü modern tıp ilerledikçe, insanlar daha fazla bilinçlenince bu tip durumların arkasında sağlıkla alakalı çokça şey olduğu ortaya çıktı.
Kimisi alışkanlıklarını değiştirdi ve kiloları verdi, kimisi ise gene aynı iştahla her şeyi yemeye ve bir takım ilaçlarla veya zayıflama çayı diye satılan ne olduğu belli olmayan ürünlerle kilo vermenin peşine düştü. İnsan bu tip şeylere inanmak istiyor ama hepimiz biliyoruz ki böyle bir şey olmuyor, hatta daha büyük sağlık sorunlarına bile yol açabiliyor.
İşin üzücü tarafı şu ki bize verilen en büyük armağan olan vücudumuzun neye ihtiyacı olduğunu, neye nasıl reaksiyon verdiğini bilmiyoruz, ki bende öyleyim, o yüzden bununla alakalı yayınları okumaya ve dinlemeye çalışıyor, yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorum.
Bu konuyu inceledikçe dünyada çok büyük bir endüstri haline geldiğini gördüm, vitaminler, protein tozları, düşük kalorili atıştırmalıklar ve konuyla alakalı onlarca aplikasyon, beslenme uzmanları, online eğitimler kısacası milyar dolarlık işler. Bu kadar bilgi kirliliği içinde doğru uzmanları bulunca mutlaka onları takibe alıyorum.
Son zamanlarda “OH BE” dedirten sohbetler adlı podcast kanalına denk geldim. Beslenme uzmanı Elvan Odabaşı ve Nörobilim uzmanı Kerem Dündar’ın yer aldığı bu sohbet dizisinde harika bilgiler paylaşılıyor, hem de çok eğlendiriyor, bilenleriniz illa ki vardır ama kanala ben yeni denk geldim, takip etmenizi öneririm.
Onlarca yayın var zaten, hepsini nasıl takip edeceğiz diyor olabilirsiniz, bunu ben de kendime söylüyorum. Dinlenmeyi bekleyen onlarca podcast, izlenmeyi bekleyen onlarca video, okunacak yüzlerce kitap, zaten stresli olan hayatıma daha da stres ekliyor.
Hal böyle olunca bende kendime farklı yöntemler bulmaya başladım, misal artık her şeye bakmıyorum, gerçekten iyi olduğunu düşündüğün kişilerin yayınlarını takip ediyorum, zaten diğer türlü ne ona bakabiliyorsan ne de diğerine, çok şey üst üste gelince sende dağılıyorsun.
Bir diğer yöntem de araba yolculuklarında eskiden olmadığı kadar podcast ve video tüketiyorum. YouTube’dan izlemek istediğim videoda bir şeyi nasıl yaparızı ekranda gösteren bir şey yoksa onu da sanki podcast gibi dinliyorum, böylece hem yol daha keyifli akıyor hem de izlemem gerekenleri izlemiş dinlemiş oluyorum.
Yapmaya ufak ufak başladığım ama daha yolun başında olduğum diğer yöntem ise telefondan uzak durmak. Sosyal medyada paylaşım yapmak, kim ne anlatıyor hangi şeyi sunuyor kısımlarını anlamak ve gözlemlemek benim işim ama bazen sanki iş işten çıkıp bağımlılığa gidiyor. Çocuklara laf ediyoruz ama bizim de yok bir farkımız o yüzden eskisine göre daha dikkatli olmaya özen gösteriyorum.
Telefon muhabbeti açılmışken geçtiğimiz hafta herkesin konuştuğu Tarkan konserlerinden de bahsetmemek olmaz. Burada insanların elinde telefonla çekim yapması ile alakalı “anı yaşamak yerine neden çekim yapmışlar” gibisinden eleştiriler geldi.
Adam zaten zar zor bilet bulmuş, belli kısımları da hatıra olsun diye çekmiş, ne var yani bunda, üç saat süren bir konser sonuçta çekse çekse en fazla 3-4 dakikasını çekmiştir. Aslında konuşulması gereken 50 yaşını geçmiş birisinin sahnede üç saat boyunca inanılmaz bir performans göstermesi, binlerce insanı coşturup tek bir ağızdan bütün şarkılarını söyletebilmesi ve o kadar yorgunluğa rağmen her saniye gülümsemesiydi.
Nasıl marka olacağız diye onlarca şey deneyen firmalar, ismimiz bir yerde geçtiğinde insanların kendilerini mutlu hissetmesini nasıl sağlarız diye düşünen koca koca markalar bence Tarkan’ı analiz etsinler. Otuz sene boyunca hala açık ara zirvede olan, Türkiye’nin en ünlü insanlarının bile konserine girmek için kuyrukta beklediği ve herkesin onu çok sevdiği bir markadan eminim çokca dersler çıkartılır.
Bitirmeden önce, Kim Kime Dum Duma adlı stand-up gösterimize aynı hızla devam ediyoruz. 13 Şubat Cuma akşamı İstanbul Maltepe Hiltown AVM’de sahne alacağım, gülmek isteyen bütün dostları bekleriz. Biletler için lütfen tıklayın.
Güzel Bir Hafta Olması Dileğiyle
Sevgiler
Murat Erdör
Bu Hafta Nerelerde Görüşebiliriz?
Bu hafta etkinliğimiz yok ama haftaya bir fiziki etkinliğimiz birde online canlı yayınımız var, bekleriz.
- 3 Şubat Salı akşamı E-Ticarette Karlılığı Azaltan Sebepler ve Çözümleri adlı etkinlikte İstanbul’da olacağız. Yerinizi ayırtmak ve detaylara bakmak için buraya göz atabilirsiniz.
- 6 Şubat Cuma saat 14.00’da Pazarlama Sohbetlerinde Dijital Dayanıklılık adlı konuyu konuşacağız, buradan kaydınızı yapabilirsiniz.
Bu bültenle ilgili kısa bir not:
Haftalık Bülten e-posta, LinkedIn Newsletter, web sayfası, sosyal medya ve WhatsApp Gruplar sayesinde 100.000’den fazla profesyonele ve KOBİ’ye ulaşıyor.
Önümüzdeki dönemde bu alanda, markasını doğru bir bağlam içinde, nitelikli bir kitleye görünür kılmak isteyen sınırlı sayıda firmayla iş birliği yapmayı planlıyorum.
Sunduğunuz ürün ya da hizmet iş dünyasında veya profesyonel hayatta gerçek bir ihtiyaca dokunuyorsa, bu bültende yer almak sizin için anlamlı bir kanal olabilir.
Detayları konuşmak için bana doğrudan yazabilirsiniz.


























