Sevgili Dostlar,
Her yaz tatili gibi bu da ışık hızıyla geçti gitti, ne ara Temmuz Ağustos bitti, hangi ara okullar açıldı ben hala anlayamadım. Günün sonunda tek bir gerçek var ki hepimiz kürkçü dükkanına geri döndük ve işimize gücümüze başladık.
Aslında zaten işimizde gücümüzdeydik diyenleri duyar gibiyim, doğru ama yaz aylarındaki iş temposu kış aylarına göre nispeten daha yavaş olduğundan bir anlamda sanki tatilde gibiydik, biz olmasak bile iş yaptığımız veya yapmak istediğimiz insanlar illa şehir dışında oluyordu.
İşlere döndük dönmesine ama çarşı karışık, son aylardaki siyasi çalkalanma ve bir türlü düzelmeyen ekonomik verilerden dolayı çoğu sektörde sıkıntılar yaşanıyor, okulların açılması illa ki bir hareketlilik kattı ama gene de çoğu kişi önünü görememekten dolayı önemli kararlar almaktan kaçınıyor, bekle gör stratejisi ile ilerliyor.
Peki bu dönemde neler yapmalı, ne tip kampanyalar ile bu dönemi kazasız belasız atlatmalı diye soracak olursanız her zamanki yere geliyoruz, “müşteri ilişkileri”. Müşterisini tanıyan, onu memnun etmek için uğraşan ve bir şekilde onlarla sağlam bağlar kurmuş olanlar her zaman bu ve buna benzer dönemlerden güçlenerek çıkıyorlar.
Müşteriyi tanımak nasıl olacak bunun için çok büyük yazılımlara ihtiyaç yok mu diye soracak olursanız cevabım hem evet hem de hayır olacak. Yüzbinlerce müşterisi olan markalar zaten en iyi yazılımlara sahip ama sadece buna sahip olmak yeterli değil, müşteriyi yakından takip etmek, hangi kampanyasını seviyor, nelerden mutlu oluyor, mağazada farklı online kanalda farklı ürün alımı mı yapıyor gibi onlarca veriyi iyi analiz edip buna göre ilerlemezse o milyonlarca TL harcanan teknolojiler çöp oluyor. Olay sadece teknolojiye sahip olmak değil aynı zamanda elde edilen veriyi de iyi anlamak ve buna göre de aksiyon almaktan geçiyor. Müşteri ilişkileri dışında bu kadar marka arasında kaybolmamak için bir şekilde “ben buradayım” demek, iletişime aynen devam etmekte olmazsa olmazlardan.
Son zamanlarda her yerde kahve satan dükkanların çoğaldığını görüyorsunuzdur, bazen o kadar ismi cismi bilinmeyen yer ile karşılaşıyorum ki bunlar nasıl iş yapıyor diye düşünüyorum. Geçenlerde de bir kahve zincirine denk geldim, içi dışı tertemiz, harika bir dekorasyon, yeni bir marka diye düşündüm halbuki onlarca şubesi varmış, ya benim cahilliğim ben bilmiyorum, ya şubelerinin olduğu semtlere çok gitmedim ya da iletişimde zayıf kalmışlar. Hepsi olabilir ama iletişim tarafında zayıf kalmasalar illa ki görürdüm, duyardım.
Benim son zamanlardaki favori kahve markam Kahve Dünyası oldu, önceden beri çikolatalı ürünlerini severek aldığım bir yerken artık filtre kahve içmek istediğimde de ilk gittiğim yerlerden birisi oldu. Adı kahve ile başlamasına rağmen markayı hep çikolata satan bir yer olarak kafamda etiketlemişim ama günlerden bir gün Ankara – İstanbul arasında araba ile seyahat ederken bir filtre kahve aldıktan sonra etiketler arasına kahveyi de ekledim.
Kahvesi çok hoşuma gitti ama daha çok hoşuma giden şey aplikasyonları oldu. Her alışverişten ciddi puanlar kazanmaya, altı kahvede bir ücretsiz kahve içme hakkı almaya başlayınca da beni tamamen bağlamış oldu. Kahve alan herkese çikolatalarından hediye ederek anlık deneyim sunuyor ve bu sayede kahve alan kitlenin ciddi bir yüzdesinin o mağazadan o gün çikolata almasını da sağlayarak sepet ortalamasını yükseltiyor. Ezcümle, hala denemediyseniz bir filtre kahve keyfinizi orada yapın pişman olmaz altıncı kahvede ücretsiz kahve içince beni hatırlarsınız.
Sepet ortalaması diyince aklıma doğal olarak e-ticaret geldi, e sezon açılınca etkinliklerimiz de başladı, bu akşam İstanbul’da HAN Spaces Etiler’de birbirinden değerli üç konuğumuzla e-ticarette oyunun kuralları değişiyor mu diye sohbet edecek sizlerden gelen soruları cevaplandıracağız, akşam başka bir programınız yoksa gelin bekleriz.
Anadolu’da da her zaman olduğu gibi sezonu gene Bursa ile açacağız, 29 Eylül akşamı BAOB Nilüfer’de E-Ticaret ve E-İhracatta Yeni Nesil Stratejiler adlı konu başlığı ile karşınızda olacağız. 30 Eylül Salı günü ise KALDER’de web sayfası yaptırdığımız ücretsiz bir eğitim yapacağız, e-ticarete başlamak gibi bir planınız varsa bu eğitim sizin için güzel bir fırsat olabilir, detaylar ve kayıt için bu sayfaya bakabilirsiniz.
Bu arada bu hafta Perşembe günü canlı yayın ve online görüşme denince akla ilk gelen marka olan Zoom’un #Zoomtopia adında harika bir online semineri olacak. Zoom partneri ETGİ GRUP‘un herkesi davet ettiği bu canlı yayında iş akışlarını dönüştüren yeni yapay zeka özellikleri hakkında bilgiler verilecek, dünyanın dört bir yanından müşteri başarı hikayeleri paylaşılacak. Etkinliğe kayıt olmak için son şans!
Bülteni bitirmeden gene iş ortaklarımızdan birisi olan dünyanın en büyük işletme koçluğu şirketlerinden birisi olan Action Coach‘un 4 Ekim Cumartesi günü nakit akışı ile alakalı bir eğitimi olacak. Günümüzde çoğu firmanın sırf bu konuyu iyi yönetemediğinden dolayı iflas ettiğini düşünürsek olmazsa olmaz bir eğitim, detaylar için buradan bakabilirsiniz.
Bu arada Kim Kime Dum Duma adlı stand-up gösterimiz Ekim ayında başlayacak. 3 Ekim Cuma akşamı İstanbul’da HAN Spaces Etiler’de yapılacak gösterimin biletleri çok yakında satışa çıkacak, biletler sınırlı sayıda olduğundan hızlıca tükeniyor bu anlamda biletler çıkar çıkmaz beni bilgilendir diyorsanız buraya tıklayıp bana mail atmanız yeterli, size hızlıca geri dönüş yaparım.
Güzel bir hafta olması dileğiyle
Sevgiler
Murat Erdör


























