E-İhracatta Başarılı Olmanın Yolları

0
201

E-Ticaret Sohbetleri her ay olduğu gibi bu ayda oldukça önemli konuklara ev sahipliği yaptı. Moderatörlüğünü yaptığım ve organizasyonundan sorumlu olduğum bu etkinliği ana sponsorumuz Ticimax’in desteğiyle KWORKS’te gerçekleştirdik. 

Farklı sektörden birçok katılımcının bir araya geldiği etkinlikte “E-İhracatta Başarılı Olmanın Yolları” konusu üzerine konuştuk. Sektörün kıymetli isimleri Envoyo Satış Direktörü İlona Levi Kurubaş, Trendyol Marmara Bölgesi Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi Batuhan Kızıl ve Exporgin Kurucu Ortağı Mehmet Erdemi yoğun programlarına rağmen katılımlarıyla etkinliğimize değer kattılar.  

Sohbetimiz başlamadan ziyaretçiler Pasaport Pizza’nın lezzetli pizzaları eşliğinde Ceres Yayınları’nın kişisel gelişimle, marka stratejileriyle ve pazarlamayla ilgili hediye ettiği kitaplardan yararlandılar. Ben de bu süre zarfında değerli misafirlerimin sohbetlerine eşlik ettim ve sektörün güncel dinamikleri üzerine sohbet etme fırsatı buldum. 

Etkinlik saatimiz gelince katılımcılarımızla birlikte salona geçtik ve interaktif bir sohbete başladık. Etkinliğimizin enerjisine yine İçerikmatik’in özgün ve yaratıcı içerikleri eşlik etti. Ajans Dijital Kalem de etkinliğimize destek veren kurumlar arasındaydı. 

Sözü ilk olarak Trendyol Marmara Bölgesi Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi Batuhan Kızıl aldı. 34 farklı ülkeye 120.000 satıcıyla birlikte e-ihracat gerçekleştirdiklerini belirtti.

Ardından Exporgin Kurucu Ortağı Mehmet Erdemi, Türk ürünlerini hem kendi siteleri üzerinden hem çeşitli pazar yerleri üzerinden yurt dışındaki nihai tüketiciyle buluşturan bir satış kanalı olduklarını söyledi. 

Son olarak Envoyo Satış Direktörü İlona Levi Kurubaş sözü aldı ve firmalarını tanıttı. E-İhracat süreçlerini uçtan uca yönettiklerini aktardı. 17 farklı pazar yerinin servis sağlayıcılığını yaptıklarını iletti.  

2025 Kriz Dinamikleri ve Dayanıklılık Stratejileri

Her senenin başında “Bu yıl da zor geçecek.” düşüncesinin konuşulduğundan bahsederek konuklarıma 2025 yılının krizler açısından nasıl geçtiğiyle ilgili bir soru yönelttim. 

İlona Levi Kurubaş, krizlerden fırsat yaratma düşüncesinde olduğunu söyleyerek söze başladı. Ona göre veriye dayandırılan çözümler bu süreçte oldukça etkili. Stratejik adımları gelecekteki olası sorunlar yerine mevcut sorunlar üzerinden belirlemek gerekiyor. Yapay zekânın gelmesiyle birlikte veriye ulaşma imkânı da artmış durumda. 

Daha sonra sözü Mehmet Erdemi aldı: Sorunlar Türkiye’nin her yerinde. En büyük sorunlardan biri tembellik ve hedefe hızlıca ulaşma düşüncesi. Bir tane hap olsun, biz o hapı yutalım. Sonra da her şeyi yapabilelim ve milyon dolarlarımız olsun istiyoruz ama öyle olmuyor, çalışmak gerekiyor. Peki, çok mu çalışmak gerekiyor? Çok çalışmak yerine verimli çalışmak başarı için daha etkili.

Aslında e-ihracat yapmak için elimizde her türlü kaynak var. Artık bilgiye ulaşmak oldukça kolay. Şu anda dünyanın 100’e yakın ülkesine ortalama 48 saat içinde ürün teslimi yapılabiliyor. Kargo fiyatları çok düşük ve uluslararası platformların çoğunda satış yapmak kolaylaşmış durumda. Tek yapmanız gereken biraz çalışmak! 

Son olarak sohbete Batuhan Kızıl dâhil oldu. 2025 yılına küresel krizlerle ve çeşitli maliyetlerin yükselmesiyle başladıklarını ancak bu krizler içinde yeni kapıların da açıldığını iletti. Krizi fırsata çevirme stratejilerinde yapay zekâyı kullanmaya başladıklarını aktardı. Şu an yapay zekânın insanlar için ütopya olmadığını ancak 5 yıl sonra hayatımızda çok daha fazla yer edinebileceğini söyledi. Örneğin Bükreş’teki bir müşterinin Türk bir satıcıya yönelttiği soruyu anında Romence alıp Türkçeye çevirerek satıcıya iletebiliyoruz. 

E-İhracatta Başarılı Olma Yöntemleri

Batuhan Kızıl e-ihracatta başarılı olmak için kesinlikle hızlı olmak gerektiğinin altını çizdi. Ona göre satıcının aldığı siparişi hızlıca paketleyip kargoya vermesi oldukça önemli. Trendyol olarak bu hıza ayak uydurduklarını ve tüm yetkili birimlerini devreye sokarak teslimatın en hızlı şekilde gerçekleşmesi için çalıştıklarını belirtti.

Stratejilerin satış yapılacak ülkedeki müşterilerin satın alma alışkanlıklarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı. “Müşteri hangi rengi, hangi tişört tipini ya da hangi mutfak eşyasını alır?” bunların bilinmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca lojistik partnerlerin seçiminin de sürecin başarılı şekilde ilerlemesi için önemli olduğunun altını çizdi.

Markalaşma ve Hedef Pazara Uygun Strateji Geliştirme

Mehmet Erdemi sözü alarak markalaşmanın gerekliliğinden bahsetti. Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerinin 1,5 doların altında olduğunu ancak kendi e-ticaret sitelerinde veya uluslararası pazar yerlerinde yaptıkları satışlarla kilogram başına 60 doları geçtiklerini aktardı. 

E-İhracat süreçlerinde üreticiden beklediklerinin kaliteli ürün üretimi, özenli paketleme ve düzgün ambalajlama olduğunu ifade etti. Stratejilerin mutlaka hedef pazara göre şekillenmesi gerektiğine dikkat çekti. Örneğin Amerika’ya satış yapılacaksa oradaki tüketicilerin hangi unsurlara nasıl tepki verdiğinin, markanın bu kültürel alışkanlıklar içindeki konumunun ve hatta tercih edilen renklerin dahi göz önünde bulundurulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

E-İhracat Süreçlerinde Tool Kullanımı ve Ürün Analizi

İlona Levi Kurubaş markaların kendi ürünlerine dair tüm verilere ulaşabilecekleri çeşitli araçların mevcut olduğuna değindi. Amazon ve Walmart gibi büyük platformların da bu tür analiz programlarını aktif olarak kullandığını belirtti. Ona göre günümüzde müşteri anlayışını kavramak eskisi kadar zor değil ve bu yazılımlar sayesinde detaylı analizler kolaylıkla yapılabiliyor. 

Ardından doğru üretimin doğru pazar yerine ulaşabilmesi için ürünü tartmak gerektiğini iletti. Örneğin bize bir müşteri geliyor ve bu ürünü ben ürettim, kimsede yok diyor. Oysa ki beyaz bir havlu… Üretilen ürüne âşık olmamak gerek. 

Bir üretim yapıldığı zaman üretim maliyetiyle birlikte pazar yeri komisyonları ve depolama fiyatları gibi maliyet kalemlerini göz önünde bulundurmak oldukça önemli. Böylece farklı senaryolar üzerinden stratejiler belirlenebilir ve birinde başarıyı yakalayamadığımız takdirde diğer senaryoya geçebiliriz. 

E-İhracatta Doğru Pazar Yeri Seçimi

İlk olarak İlona Levi Kurubaş söze başladı ve herkesin her ürününün aynı yerde satılamayacağını belirtti. Örneğin Ozon’un en iyi kategorilerinden birinin küçük ev aletleri olduğunu aktardı. Büyük bir üreticiye Amerika’da bir perakende devi olan Walmart’ı da tavsiye edebileceklerini söyledi ve devam etti: Her satıcının Amazon okyanusunda yüzmesi gerekli değil. Amazon’un dinamikleri çok farklı ve bütün üreticiler bu dinamiklere uyum sağlayamıyor. Biz bir satıcıyla görüştüğümüzde ona hayallerini de soruyoruz çünkü hayal de önemli. 

Farklı Ülkelerdeki Marka Bilinirliği

Körfez ülkelerde Türk ürünlerinin öne çıktığını, marka bilinirliğimizin olduğunu ve Türklere karşı bir sevgi, saygı duyulduğunu aktardım. Ardından hangi ülkelerin önde olduğunu ve ne tarz ürünlerin satıldığını sordum. 

Batuhan Kızıl Türk dizileri sayesinde yerel ürünlerin birçok ülkede dikkat çektiğini ve bunun güzel bir pazarlama yöntemi olduğunu belirterek söze başladı. Farklı ülkelerdeki tüketiciler, diziler sayesinde üzerimize giydiğimiz kıyafetlerden evimize koyduğumuz vazolara kadar birçok ürünümüzü görebiliyor. Örneğin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Umman ve Katar. Her bir ülke inanılmaz bir potansiyel.

Katılımcılar tarafından konuklara yöneltilen sorulardan sonra etkinliğimizin sonuna geldik ve geleneksel Kahoot yarışmamıza geçtik. Yarışmanın kazananlarına hediyeleri verildi ve keyifli sohbetimizin sonuna geldik. 

Sohbetimize katılan değerli konuklarıma ve tüm katılımcılara içten teşekkürlerimi sunarım. Etkinliğimize ait videoyu buradan izleyebilirsiniz. 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here