Sevgili Dostlar,

Başlık komik gelmiş olabilir ama hep böyle demezler mi Mart ayı geldiğinde? Gerçi hoş bu atasözünün geçerliliği kaldı mı tartışılır, havalar o kadar değişken ki Aralık ayında t-shirt ile dolaşıyor Temmuz’da uzun kollu giyebiliyoruz. Diyeceksiniz ki korona denen şey varken birde havayı mı dert edeceğiz, e haklısınız, tek derdimiz hava olsun, gerisi cidden önemsiz bu dönemde.

Ben koronanın ilk gününden beri evden çalışıyorum, ilk günler zorlandım sonrasında alıştım, hatta hoşuma da gitti. Zaman kaybı yok, ofise gittim geldim trafiğe takıldım derdi yok, ister çayını iç ister kahveni, insanlarda uzaktan toplantı yapmaya alıştı işler bir şekilde ilerledi ama hareketsizliğin artması, saat 21.00’de başlayan sokağa çıkma kısıtlaması, haftasonlarını evde geçirme, yakın arkadaşlarınla görüşememe derken sıkılmaya başladım. Sokağa çıktığımda, boş boş manasızca yürüdüğümde, kimseciklerin olmadığı alanlarda maskemi 30 saniyeliğine çıkartıp derin nefes aldığımda dünyanın en mutlu insanı oldum, eminim sizlerde bu hissi yaşamışsınızdır.

Çok insanla konuşuyorum, esnafı, öğrencisi, işvereni, çalışanı, herkesin derdi farklı. Esnaf işsizlikten, öğrenci online derslerden, işveren ödemelerden, çalışan ise önünü görememekten dolayı sıkıntılı. Geçtiğimiz haftalarda yaptığım Bilmed Online Sohbetlerde ağırladığım sevgili Akan Abdula bizlerle çok çarpıcı rakamlar paylaştı. Tamamını buradan (https://youtu.be/FbLBnXyjFl4) izleyebileceğiniz sohbette göreceğiniz üzere psikoloğa giden kişi sayısında ve depresyon ilacı kullanımında çok ciddi artış yaşanmış. Tamamen verilere dayalı konuşulan konularda özellikle gençlerin geleceğe dair beklentilerinin olmamasını duymak çokta sürpriz olmadı.

Üniversite mezunu olup cidden başarılı olan kardeşlerimizi bir kenara koyarsak sadece bir üniversiteden mezun olduğu için kendisinin iyi kötü bir iş bulacağını düşününenler de var. Geçenlerde bir kardeşimiz LinkedIn üzerinden bana mesaj attı, 2-3 mesajlaşma  sonrası iş aradığını ve kendisine uygun bir pozisyon olup olmadığını sordu. Benim tek çalıştığımı, işleri gerektiğinde hep dışarıdan belli kişilere yaptırdığımı ama fikir edinmek için özgeçmişine bakmak istediğimi söyledim o da sağolsun gönderdi.

Genelde hep özgeçmiş isterim, bakarım, eksik gördüğüm yerler varsa mutlaka şunu ekle bunu çıkart derim, madem işe alım yapamıyoruz en azından bu şekilde katkı vermek isterim. Maalesef gelen şey özgeçmiş dışında herşeye benziyordu, bu kadar karışık bir şey ile bırakın işe girmesi staj yapması bile imkansızdı. Kalbini kırmadan güzel güzel eksik olan kısımları söyledim, eklemeler yaptırdım ama bir yandan da “arama motoruna da mı bakmadın yahu” dememek için kendimi zor tuttum. Ben her türlü mazereti dinlerim, bazen saflık derecesinde inanırım bile ama bu çağda böyle bir kağıdın özgeçmiş olarak gönderilmesini cidden ben bile kabullenemedim.

Özetlersek, bunun gibi birkaç örneğe daha denk geldim, gençlere işsizlik başta olmak üzere birçok konuda hak veriyorum ama araştırma ve kendisini geliştirme konusunda tembellik yapanlar kusura bakmasınlar, işsizlik olabilir evet ama çalışmadan ve çabalamadan da bir şey olmuyor bu hayatta.

Haftanın etkinliklerine ve kaçırdıklarınıza bakmak için lütfen aşağıdaki programlara göz atın, istedikleriniz için hatırlatma oluşturun ve mutlaka katılın. Geçmişle bugünü mukayese edip değişimlerden bahsettiğimiz Ready For Change bloguna bakmak isterseniz buradan (https://muraterdor.com/ise-girdim-girecegim-derken-neler-oldu-neler/) göz atabilirsiniz.

Güzel bir hafta olması dileğiyle

Sevgiler

Murat Erdör

Haftanın Sosyal Etkinlikleri

https://mailchi.mp/3aa067ff81fa/sadece5dakika-4741914

Haftanın Blog Yazısı

Yeni Normallere Hızla Adapte Olmanızı Sağlayacak Öneriler

Haftanın Etkinliği

Haftanın Podcast Kanalı

https://podcasts.apple.com/tr/podcast/radyo-tiyatrosu/id1446497735

Haftanın Videosu

Geçen Haftanın Etkinlikleri

Haftanın Şarkısı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here