Kısaca kendinizden bahsedermisiniz?  

1984 Adana doğumluyum. 2003 Sabancı Anadolu Tekstil Meslek Lisesi ve 2007 Gazi Üniversitesi Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Bölümü mezunuyum. Bölümümü tesadüfen değil bilinçli bir şekilde tercih ettim. Ortaokul sonrası girdiğim sınavlarda ailemin ve öğretmenlerimin karşı çıkmasına rağmen lise tercihimi Anadolu Meslek Lisesinden yana kullandım ve bölümüme yerleştim. Lise öğrenimim boyunca farklı temalarda çeşitli defileler hazırladım. Ve bu defilelerden biri sayesinde ilk iş teklifimi almış olmanın gururunu yaşadım. Liseyi bölüm birinciliği ile tamamlayıp aynı yıl üniversiteye başladım. Çok büyük beklentilerle geldiğim üniversitede fazlasıyla hayal kırıklığına uğradım. Bu durum hevesimi biraz kırıp beni mesleğimden uzaklaştırsa da içimde bir yerlerde mesleğime olan sevgim sadakatini koruyordu.J Üniversite yaşamım sürecinde okul dışındaki vakitlerimde kişisel ve mesleki açıdan kendimi geliştireceğim türlü kurs ve seminerlere katıldım.

Üniversiteden mezun olduktan sonra, gerek aldığım eğitimler gerekse tecrübe açısından satış ve pazarlama konusunda kendimi çok iyi geliştirdiğim bir yazılım firmasında çalıştım. İşimde başarılıydım ama kendi mesleğimi yapmıyor olmanın burukluğunu ve mutsuzluğunu yaşıyordum. Maaş, prim ve tazminat ödenmeksizin ansızın işten çıkarılmam bana yeni bir mutsuzluğu getirmişti. Ve aynı zamanda başarılı bir girişimci iş kadınının ortaya çıkmasını sağlayacaktı.

Kendi işinizi yapmaya nasıl karar verdiniz? Bunu yapmaya karar verirken kimden destek aldınız?

Hırs, kızgınlık ve çaresizlik . Baktığınızda birbirinden olumsuz 3 kelime. Ancak bu duyguların üçünü bir arada yaşamam, mesleğim konusundaki potansiyelimi ortaya çıkarmamı sağladı. Ankara da ailemden uzakta, ev arkadaşlarım ile yaşıyordum. Ancak işsiz kaldığım dönemin aynı zamanda ev arkadaşlarımın mezun olduğu döneme denk gelmesi beni maddi olarak çok zorlamıştı. Ekonomik krizin eşiğinde olan Türkiye de iş bulmak imkânsızlaşmıştı neredeyse. Ailemin yanına dönmeye karar verdim. Kendi ayaklarım üzerinde durabileceğimi kanıtlamak istercesine onca yıl dönmemek için direndiğim baba evine işsiz ve parasız olarak dönmenin ağırlığı altında eziliyordum.

Ankara’daki evimi ve düzenimi dağıtıp Adana’ya gitmek üzere yola koyuldum. AŞTİ’de otobüsün hareket saatini beklerken bir gazete aldım. Hala bir yol olmalıydı, bir çıkış noktası olmalıydı diye düşünerek otobüse bindim. Mutsuzdum. Otobüs hareket ettiğinde sanki son kez olduğunu bilerek doyasıya bakmak istercesine camdan tüm şehri izliyordum. Şehir bitip alabildiğine boş araziler görüş açımdaydı artık… Ağlamamak için büyük bir çaba içindeydim. Sonra biraz toparlanıp gazetemi elime aldım. Genellikle gazetemi sayfa sırasına göre atlamadan okumayı sevdiğim halde mutsuzluğun ortaya çıkardığı bir kapris haliyle rastgele bir sayfa açıp okumak istedim. Açtığım sayfa benim hikâyemin başlangıç sayfasıydı…

Gazete tam sayfa KOSGEB in Girişimcilik Destek Programına ayrılmıştı. Kadın girişimcileri teşvik etmek için pozitif ayrımcılık yapıldığı da ayrıca vurgulanıyordu. Bu kuruma yabancı değildim. Üniversite eğitimim döneminde birçok eğitim almıştım bu kurumdan. Etrafıma şöyle bir bakındım. Çoktan şehrin dışına çıkmıştık. Otobüsten inmem imkânsızdı. Yol bitene kadar o kadar güzel hayaller kurdum ki, şu anda hemen hepsi gerçek, yolun başındaki ruh halimden eser yoktu. Evet. Ben bir girişimci olabilirdim. KOSGEB’den destek alacak ve kendi işimi kuracaktım. İki gün sonra Ankara’ya erkek kardeşimle birlikte döndüm. Başvuru ve bilgi almak için KOSGEB birimi yerine genel başkanlığa gitmişiz yanlışlıkla. Cebimizde sadece gidiş ve dönüş paramız vardı. Ancak o gün başvuruyu yapmak istiyorduk. Ve birbirimizin gözüne bakıp yürümeye karar verdik. Temmuz sıcağında Organize Sanayi içinde 1,5 saat boyunca yürürken birbirimizi şöyle teselli etmiştik.”boşver, ilerde anlatacak bir hikâyemiz olacak bir markanın nasıl doğduğu ile ilgili olarak”… Bu, inanmışlığımızın göstergesi idi.

Eğitimler sonrasında doğru bir fizibilite çalışması ile işimi kurdum. Toplam sermayem 10.000 TL idi. Bunun için banka kredisi araştırırken arkadaşımın bana, bence lütfu, ona göre benim inanmışlığımın onda yarattığı etki ile vermiş olduğu borç idi. Elimde bir meslek, yanımda bir kardeş, meslektaşım aynı zamanda ve güzel dostlarım vardı işimi kurma sürecinde benden desteğini esirgemeyen ve her bir aşamada yanımda olan, neden kendi işimi yapmayaydım ki?

Ne üzerine bir iş yapıyorsunuz?  Başka iş fikirleri varken neden bu işi yapmaya karar verdiniz?

Dans ve sahne kostümlerinin tasarımı, modernizasyonu ve dikimini yapıyoruz.  İş fikrim kendi mesleğimi icra edebileceğim bir alanda olmalıydı. Kendi mesleğimde spesifik bir alana yönelmek ise beni diğerlerinden ayıracak, özel kılacaktı. Ankara telefon rehberini elime aldım ve rastgele numaraları çevirip karşıma çıkan kişiye şu soruyu sordum: “Ankara’da  … adreste bir tasarım atölyesi kurduk. Sizinle çalışmak isteriz. Bu konudaki fikir ve önerilerinize açığız.” Aradıklarım arasında anaokulları, hastaneler, kolejler, ajanslar, organizasyon firmaları vs. vardı. Baktığınızda ne alaka gibi geliyor.

Sırada bir dans okulu vardı aradığım. Ve bana dans kostümü konusunda ciddi bir ihtiyaç olduğundan ve bu alanda benimle çalışmayı denemek istediklerini söylediler.  Ancak bu hiç kolay bir süreç olmadı. Çünkü tamamen yabancı olduğum bir alan. Tasarlarken ve dikerken göz önünde bulundurmanız gereken birçok şey var. Örneğin dansın müziği, koreografisi, vücut yapısı, dansın içinden geldiği kültürün özellikleri, ergonomisi, kullanılabilirliği ve dansçının sahnede kendini güvende hissetmesi. Tüm bunları deneme yanılma ile okuyup araştırarak ve müşterilerin kaprisini çekerek öğrenmek zorlu bir süreçti.

Tecrübe ettiğim bilgileri eğitim altyapımla da birleştirerek zengin bir kaynak üretmek ve bu alana artı bir değer kazandırmak üzere kostüm tasarımını etkileyen farklı parametreleri irdeleyen bir tez konusu ile yüksek lisansa başladım. Kendi alanınızda teorik ve pratikte sahip olduğunuz bilgi spesifik bir alana yöneldiğinizde eksik kalabiliyor. En iyisini yapmak için sürekli kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Sadece kostüm modasını yakından takip etmek yetmiyor, kumaş, malzeme ve teknolojik yeni uygulamaları da yakından takip etmek gerekiyor.

İş hayatında kadın olarak yer almanın zorlukları var mı sizce? Varsa nelerdir?

Ben genellikle güzelliklerini yaşadım. Çünkü hitap ettiğim müşteri kitlesinin eğitim düzeyi genel olarak yüksek ve bu elbette ki olumlu olarak yansıyor. Bunda mesleki açıdan okullu olmamın da avantajları var. İşimi iyi yapıyor ve doğru iletişim kurabiliyorum. Bir girişimci olarak da kadın olmanın avantajlarını yaşadım. Ülkemizde son yıllarda kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yapılıyor. Tam olarak amacına ulaşılamasa da. Zorluk olarak özellikle işimi kurduğum ilk yıllarda çok genç ve kadın olmam dolayısıyla tedarikçilerin beni ciddiye almama ve karşılarında daha yaşlı ve/veya erkek muhatap istemeleri gibi anlamsız tavırlarına maalesef maruz kalmayı örnek gösterebilirim. Ancak iş yaşamındaki tecrübe ve zamanla bu tavırlara fırsat vermemeyi  öğrendim.

Yaptığınız işten istediğiniz sonuçları alabildiniz mi? İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

Evet aldım. Hatta düşündüğümden daha güzel sonuçlar aldım. Türkiye’de özellikle dans kostümleri konusunda aranan ve en çok tercih edilen marka olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına hizmet veren bir sistemin altyapısını oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun için elbette zamana ve sermayeye ihtiyacımız var. Şimdilik Ankara, İzmir, İstanbul ve Adana’da bizi tercih eden kurumların ve dansçıların kostüm ihtiyacını karşılıyoruz. İstanbul’da kendi tarzını yaratmak isteyenlerin uğrayacağı bir satış noktamız var. Ankara’da ise hem kendi tarzını yaratacak hem de elindeki kostüm-kıyafetlerini değerlendirebilecek kostüm modernizasyonu yaptığımız bir ofisimiz ve atölyemiz var. Türkiye’deki birçok ünlü dansçı ile çalışıyoruz. Daha büyük hedef elbette ki Türkiye ile sınırlı kalmayan bir kostüm markası oluşturmak. Yapılan uluslararası dans festivalleri sayesinde dünyanın en ünlü dansçıları şimdiden bizim ürünlerimizi satın almaya başladı. Bu durum bizim doğru yolda emin adımlarla ilerlediğimizi gösterir niteliktedir.

Kendi işini yapmak isteyen bayanlara neler tavsiye edersiniz?

Öncelikle başarıya inanmışlık. Yola bununla başlamak o kadar önemli ki. Çünkü genellikle yola çıkıldığında olumlu eleştiriden çok olumsuz eleştiri ile karşı karşıya kalınıyor. Hele ki kadın olunca “yapamazsın, baş edemezsin…” Lütfen bu süreçte yanınızda size pozitif enerji veren ve fikirlerinizi destekleyen insanları bulundurun. Eğer bir kadın girişimci adayı gözlerini kapadığında yapabileceklerini tüm detayları ile hayal edebiliyorsa o hayal neden gerçek olmasın ki… Gözlerinizi açın ve hayal ettiğiniz şeyleri tek tek not alın. Ve lütfen notlarınız arasında bahaneler, “ama” ile başlayan cümleler olmasın.  İşletme kurmak elbette sermaye, ilgili alanda bilgi ve tecrübe gerektiriyor. Öyle ki tamamen yabancı olduğunuz bir alanda kalifiye eleman çalıştırarak başarıyı yakalamak çok doğru bir yaklaşım değil bana göre. İşi en iyi siz bilmelisiniz… Dolayısıyla işinizi kurmadan önce eğitim gerekiyorsa eğitim almalı, uygulamalı olarak da işin mutfağına girip tüm detayları öğrenmelisiniz. İşletme kurma aşamasında ise kulaktan dolma bilgiler ile değil profesyonel destek alabileceğiniz bir gönüllü danışman ile çalışmalısınız ki doğru yasal yükümlülükler altına girip, gereksiz yere enerji, motivasyon ve para kaybı yaşamayın. Böylelikle sermayenizi en verimli şekliyle değerlendirin.

Konuyla ilgili sizden fikir almak isteyenlerin size ulaşabileceği bir e-posta adresi veya veya yaptığınız işle ilgili bilgi almak isteyenlerin girebileceği bir web sayfası var mı?

www.tuluakkoc.com

akkoctulu@gmail.com

https://www.facebook.com/tulu.akkoc

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here