Kısaca kendinizden bahsedermisiniz?

Merhaba, Özge Özaydın ben. Bir takı markası olan Noma’nın kurucu ortaklarından biriyim. Akademik geçmişi olan yeni girişimci diyebilirim kendime. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünden mezun olduktan sonra, İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde yüksek lisans ve doktora eğitimimi tamamladım. Çeşitli devlet ve vakıf üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak çalıştım. İki sene önce kendi işimi yapmak amacıyla yola çıktım ve Noma’yı kurdum. Evli ve çocukluyum. Felsefe ve takı dışında ilgi alanlarım çocuklar ve yoga.

Kendi işinizi yapmaya nasıl karar verdiniz?

Kendi işimi yapmaya karar vermemin bir kaç sebebi var. Birincisi eşimin girişimci iş adamı olması, sayesinde kendi işini yapmanın ne olduğunu uzun yıllar gözlemleme fırsatım oldu. İkincisi zaman yönetimi konusu. Çocuk sahibi olduktan sonra kadınlar için en temel konulardan biri oluyor zaman yönetimi. Kendimizden, evden, işten ve çocuktan sorumlu olmak, başkalarının belirlediği zaman çizelgesiyle üstesinden gelinebilecek bir şey değil. Kendi işiniz olunca, çocuğunuzun hasta olduğu gün çalışmıyorsunuz belki, ama ertesi gün 12 saat çalışıp işleri yoluna koyabiliyorsunuz. Bu çok özgürleştirici bir şey. Üçüncü sebep ise, kendi işinizi kurduğunuzda birlikte çalışmak istediğiniz insanları bir araya getirebilme şansınız oluyor. Mesela, size mobbing yaparak enerjinizi emen yönetici kavramı ortadan kalkıyor, çemberiniz siz isterseniz temiz kalıyor. Bu da çok özgürleştirici bir şey değil mi?

Kendi işinizi kurmaya karar verirken kimden destek aldınız?

Eşimden destek aldım. Dediğim gibi o bir girişimci iş adamı zaten. Reklam, pazarlama ve e-ticaret sektörlerinde faaliyet gösteren şirketleri var. Her zaman birlikte bir iş yapalım der dururdu. Zamanı gelmiş demek, e yapalım o zaman dedim ben de. Onun olması bir kere cesaret verdi, çünkü bilmediğim bir alana giriyordum. O nasıl felsefe dersi anlatamazsa, ben de şirket kurmanın ve yaşatmanın prosedürlerini yönetemezdim. Bilgi ve tecrübesinden faydalandım.

Başka iş fikirleri varken neden bu işi yapmaya karar verdiniz?

Bu işe önce bir e-ticaret işi olarak girdik aslında. Evet konumuz takıydı ama işimiz e-ticaret olacaktı. Sonra büyük yatırım alan bir kaç şirket girince sektöre aynı tarihlerde, biz rekabet edemeyeceğimizi görerek durduk. Sonra yeniden iş modelimiz üzerine düşünmeye başladık ve kendi takı markamızı yaratmaya karar verip üretime başladık.

Bu işi yaparken ne tip sıkıntılarla karşılaştınız ve bunları nasıl aştınız? Sizce kendi işinizi kurarken nelere dikkat etmek gerekiyor? Hangi konularda bilgi sahibi olmak gerekiyor?

Ortaklardan biri deneyimli olunca çok büyük bir sıkıntıyla karşılaştık diyemem. Şirket kurmanın, yönetmenin, bir iş modelini oturtmanın zorluğu herkes için ne kadarsa, bizim için de o kadar oldu. O yüzden ekipte bir deneyimliye ihtiyaç var, o kesin. İkincisiyse her gün hiç fikriniz olmayan yeni bir konu çıkıyor karşınıza ve öğrenmeniz gerekiyor. Ben mizacım itibariyle en çok bu kısmı eğlenceli bulsam da, bu çoğu insan için zorlayıcı olabilir. Konuşarak, bir bilene danışarak, eğitim alarak, okuyarak, ya da çok paranız varsa bir bileni işe alarak çözmeniz gerekiyor bu sorunu. Ben okudum, Girişimcilik, SEO, Google Analytics, Sosyal Medya, Satış, Takı Tasarımı Yapmak, Takı Markası Yaratmak, Online Takı Satmak, vb. bir dolu kitap. Şirketin şimdiden bir kütüphanesi oldu J Bazı eğitimler de aldım. Üç ay kadar Kapalıçarşı’da bir Ermeni ustadan ders aldım, e-ticaret üzerine dört haftalık bir eğitim aldım, vb. Girişimciliğin en güzel yanlarından biri bu, sürekli yeni ve karmaşık şeyler öğrenmek zorunda bırakıyor ve insanı zekileştiriyor.

İş hayatında kadın olarak yer almanın zorlukları var mı sizce? Varsa nelerdir?

İş hayatında kadın olmanın zorluğu üzerine yapılan evrensel tartışmalar olduğuna göre, evet böyle bir zorluk var. Buna yok dersek, ya tarih bilgimiz zayıftır, ya kadın araştırmalarından bihaberizdir ya da magazinel bir bakış açısıyla konuya yaklaşmaktayız. Kültürel yapımızı dikkate alarak cevap vereceksek, şunu kesinlikle söyleyebilirim, kadının çalışmasına günün sonunda en modern olanımız bile geleneksel bir çerçeveden bakıyor malesef. Kadının işi, erkeğin işine ya da kadının diğer işlerine göre her zaman “ikincil” oluyor. Bu benim için üzerine saatlerce konuşabileceğimiz bir konu…

Yaptığınız işten istediğiniz sonuçları alabildiniz mi? İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

İşim hala gelişme aşamasında, ah oldu başardık demek öyle iki senede olacak bir şey değil. İleriye dönük hedef, şirketin kar eden bir şirket haline gelmesi. O yüzden bugünlerde yeni bir satış yöntemi üzerine bazı danışmanlarla toplantılar yapıp, yol haritası belirlemeye çalışıyoruz. Tasarım, üretim ve online satışa devam ediyoruz. Hem bizim online mağazamız www.nomastore.com, hem de diğer online platformlardan satışımız devam ediyor.

Kendi işini yapmak isteyen kadınlara neler tavsiye edersiniz?

Bir kahve falı baktırsınlar… desem ne olurdu acaba J Çok bir şey tavsiye edemem. Kendi profillerinin uygunluğuna baksınlar, yapacakları işin dünyadaki örneklerine baksınlar, konuyla ilgili okusunlar, bir bilene danışsınlar, hala yaparım diyorlarsa, o zaman bir cesaret yapsınlar.

Konuyla ilgili sizden fikir almak isteyenlerin size ulaşabileceği bir e-posta adresi veya veya yaptığınız işle ilgili bilgi almak isteyenlerin girebileceği bir web sayfası var mı?

Var tabi ki, çok da memnun olurum. ozge.ozaydin@nomastore.com üzerinden bana yazabilirler. www.nomastore.com üzerinden de yaptığımız işi takip edebilirler. Bu aralar çok moda olan Harfli Kolyeler’e mutlaka baksınlar. Yeni yıla kendilerine özel harf ve doğumtaşı kolye hediye ederek başlasınlar.

Çok teşekkür ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here