Gün geçmiyor ki pazarlamada yeni metodlar bitsin. Seneler önce MBA yaptığım üniversitede marka yönetimi dersi veren hocam Almanya’da bir fuara katıldığını ve şirketlerin müşterilerine gerçek bir deneyim sunmak adına koku duyusuna da hitap ettiklerini söylemişti. Artık dükkanlar sattıkları ürüne göre oluşturdukları kokuları dükkana sıkıyor ve oraya giren kişi ürünü incelerken ürünün hissettirmesi gereken kokuyu da solumuş oluyordu. Sevgili hocam bahçe ürünleri satan bir standı ziyaret ettiğinde standın ve çevresinin mis gibi çimen kokusuyla bezendiğini ve çok hoşuna gittiğini söylemişti.

Günümüzde satış yapmak için şirketler bütün duyuları harekete geçirmeye çalışıyor, hatta geçenlerde internet üzerinden satış yaparken bir e-ticaret sitesinin önceden kurulmuş bir yazılım ve bilgisayara eklenmiş aparat sayesinde bir koku yayacağı bile söylenmişti. Belki kısa vadede bunun altyapısını kurmak çok kolay olmadığı için hemen gerçekleşmeyecek bir şey ama artık bunlar konuşulduğuna göre fiziki bir mekanda da kokunun ne kadar önemli olduğunu belirtmeme gerek yoktur sanırım.

Konuyla ilgili Avea yakın zamanda bir çalışma başlattı. Hürriyet Gazetesi’nde Vahap Munyar’ın 8 Ocak 2012 tarihli köşesindeki habere göre Avea CEO’su Erkan Akdemir Süleymaniye Cami’yi gezerken restorasyonu yapan ekip cami için özel bir koku seçtiklerini söylemiş. Konu Akdemir’in ilgisini çekince kokuyu geliştiren şirket olan Gülçiçek Kimya’nın sahibi Aslan Bey ile tanışmış. Bazı ünlü markalara da hizmet veren şirket Avea’nın konuya duyduğu ilgi üzerine 16 farklı koku geliştirip sunmuş ve bunlardan portakal çiçeği ağırlıklı bir koku Avea tarafından dükkanlarda kullanılmak üzere satın alınmış. Koku sayesinde yenilenen konseptle beraber dükkanların çekiciliği ve burada harcanan süre artmış. Bu kokunun satışlara ne kadar katkı sağladığı bilinemez ancak şundan eminim ki insanlar nasıl bir logoyu gördüklerinde veya nasıl bir reklam jıngle’ını duyduklarında ilgili şirketi hemen hatırlıyorlar bence koku da insanlarda böyle bir etki yaratacaktır. Rekabetin çok olduğu GSM sektöründe rakiplerden farklılaşmak ve müşterilere hoş bir deneyim sunmak ise işin cabası. Önümüzdeki günler gösteriyor ki artık sadece ürünlere dokunmak, deneyimleme şansı bulmak, onları görmek, varsa sesini dinlemek ve tadılacak bir şeyse tatmak yeterli olmayacak. Koklama duyusunu da harekete geçirmek şirketlere önemli avantajlar sağlayacak. Bekleyip göreceğiz….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here