181 Günlük’ten Blog Yönetimine Dijital Deformasyon

Sosyal bir varlık olan insan diğer insanlarla iletişim kurmak, onlarla duygu ve düşüncelerini paylaşmak, bilgi aktarımında bulunmak ister. Tüm bunları düşünürken ve uygularken ise onların duygu ve düşüncelerini de merak eder. Diğer insanlarla duygu ve bilgi paylaşımımıza ve iletişim kurmak istememize dair tüm bu nedenler, mektup ile başlayan, ardından günlüğe ve günümüzde ise ağırlıklı olarak blog yazımına ve sosyal medya hesaplarının aktif kullanımına dek uzanacak sürecin temelini oluşturdu.

Tarihsel bir çerçeveden değerlendirildiğine, insanoğlunun iletişim kurmaya dair temel duygularının ve gereksinimlerinin modernist ve post modernist yaklaşımlar da dikkate alındığında çok keskin değişiklikler göstermediğini ancak bu duyguların ve gereksinimlerin aktarımına dair yöntemlerin sürekli değiştiğini, farklılaştığı, daha hızlı, kolay, özellikle de iki ve daha çok yönlü bir çerçeveye dönüştüğüne tanık oluyoruz.

Özellikle geride bıraktığımız 15 yıllık süreçte internetin, ardından internetin en çok vakit geçirilen alanlarından olan sosyal medyanın fikirlerimizi ve alışkanlıklarımızı etkilediği yeni bir dönemin başladığına tanık olduk. Bu yeni dönemde, web dünyası ve sosyal ağlar aracılığıyla yakın çevremizi kısacası kendi evrenimizle olan iletişimimizi dönüştürürken, hatta daha da ileri giderek tüketici kimliğimizle de kurumların sunduğu ürün ve hizmetleri şekillendirmeye başladık. Bir başka deyişle dijital dünya, günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğinden beri, alışkanlıklarımız da kökten değişti, neredeyse her anımız 7/24 online hale geldi.

Tüm bu dönüşüm ekseninde, eskiden yazdığımız mektuplarda, kullandığımız günlük defterlerimiz de dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte zaman içerisinde değişime uğradı. Getirdiği daha özgür yaklaşım, hızı ve bir veya birden çok kişiden geri dönüş alma olasılığı ve birden fazla kişiye duygu, düşünce ve bilgi aktarımı imkanı sunması blog yazarlığını popüler hale getirdi. Hatta bundan birkaç yıl öncesine kadar blog yazmak, blogger olmak kişiler için sadece bir manevi tatmin aracı iken bugün blog yazarlarını bunu gelire dönüştürebilir hale geldi. Bloggerlık artık bir meslek diyebiliriz. Bugün, nitelikli içerikler üreten bloggerlar hem kendi içerikleri ile maddi kazanç elde edebiliyor hem de bunu kurumsal bir firmanın çatısı altında gerçekleştirerek profesyonel bir meslek olarak icra edebiliyorlar.

Kısaca özetlemek gerekirse, yazımın başında da belirttiğim üzere, insanoğlunun sosyal bir varlık olmasının yanı sıra diğer insanlarla iletişim kurmak, onlarla duygu ve düşüncelerini paylaşmak, bilgi aktarımında bulunmak istemesi, mektuptan günümüze uzanan dönüşümün temel belirleyicileri oldu. İnsanoğlu, geçmişte olduğu gibi, günümüzde ve gelecekte de şu anda aklımıza dahi gelmeyen, evrenimizde olmayan yeni yöntemler keşfetmeye devam edecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here