Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

2004 yılında Koç Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, iş hayatıma Pirelli Lastikleri’nde başladım. 3 senelik pazarlama tecrübesinin ardından, pazarlama ve proje yönetimi konularında uzmanlaşmak amacıyla Amerika’da UC Berkeley Üniversitesi’nin programına katıldım. 1,5 senelik Amerika deneyimimin ardından, 2009 yılında Google Türkiye Ofisi’nde satış departmanında işe başlayarak kariyerime farklı bir yön vermek istedim. Yaklaşık 5 sene burada çalıştıktan sonra, Foursquare ve LinkedIn’in Türkiye’deki resmi partneri olan PUBLIK‘te her iki üründen de sorumlu Satış Müdürü rolünü üstlendim. 2014 yılının sonlarında BlaBlaCar’ın Türkiye pazarına giriş yapmasıyla Türkiye Ofisi’nde Ülke Müdürlüğü pozisyonunda göreve başladım. Bu sayede girişimcilik ekosistemini daha yakından tanıma fırsatım oldu. 2016 yılının sonlarında ise ‘ben bu hayatta ne yapmak istiyorum?’ sorusunun cevabı olarak begoodto.me doğdu. Sonrasında Selen Ataç ve Erkin Deveci ile beraber, yaklaşık 1 sene üzerinde çalıştıktan sonra, 2018 yılının başında begoodto.me’yi kullanıcılarla buluşturduk.

Online web sayfanız hakkında bilgi verir misiniz? Ne tip ürün/hizmetler sunuyorsunuz, ne tip bir ihtiyacı karşılıyorsunuz?

begoodto.me, iyilikleri, iyi davranışları ve pozitif haberleri (biz bunlara iyihikayeler adını verdik) yaymak ve çoğaltmak amacıyla kurulmuş bir sosyal girişim. Birbirimize, doğaya, hayvanlara ve kendimize karşı biraz daha anlayışlı olalım ve iyi davranalım isteğiyle yola çıktık. Bu davranışı da sürekli pozitif haberlere ve iyiliklere maruz kalarak şekillendirmeyi düşündük. Günümüzde farklı kaynaklardan çok fazla olumsuz davranış örneklerine maruz kalabiliyoruz. Bunları olumlularla değiştirerek farkındalığı artırmak ve küçük iyilikleri daha büyük iyiliklere dönüştürmek istiyoruz. Bunu yapabilmek için çok geniş bir kitleye hitap etmemiz gerektiğini biliyorduk. O nedenle bir mobil uygulama yapmaya karar verdik. Böylece iyiliği, insanların cebine sokabilmeyi amaçladık.

Mobil uygulamada kullanıcılar kendi yaptıkları, kendilerine yapılan veya görüp duydukları iyihikayeleri metin, fotoğraf veya video ile paylaşıyorlar. Kullanıcılar bu paylaşımları yaparken, isterlerse kullanıcı adı kullanarak anonim de kalabiliyorlar. Bu paylaşımları yaptıklarında ve bu içerikleri yaymaya yardım ettiklerinde, herhangi bir parasal değeri olmayan puanlar kazanıyorlar. Sonra bu puanları, uygulamada bulunan ve markalar tarafından finanse edilen sosyal sorumluluk projelerine aktarabiliyorlar. Her projenin bir puan değeri oluyor ve bu puan değeri, kullanıcıların aktardıkları puanlarla tamamlandığında, marka projeyi gerçekleştiriyor. Dolayısıyla örneğin bugün apartmanı önüne koyduğu bir su kabının fotoğrafını paylaşan bir kullanıcı, aslında puanlarını aktararak, 500 çocuğun ilk defa sinema ile buluşmasına vesile olabiliyor. Bu sayede küçük iyilik paylaşımlarının, daha büyük iyiliklere dönüşmesini sağlıyoruz.

Bunu yapmaya karar verirken kimden destek aldınız?

Projenin şu ana kadarki tüm finansmanını 3 kurucu ortak olarak biz üstlendik. Ancak geçtiğimiz ay, Boyner Grup’un sosyal girişimcilere destek sağlamak amacıyla kurduğu “Buluşum” platformunun yeni projesi olarak seçildik. Boyner Büyük Mağazacılık da begoodto.me’yi daha geniş kitlelere yayabilmemiz amacıyla  ihtiyacımız olan desteği sağlayarak bu projenin bir parçası oldu.

Online mecrada iş yapmanın zorlukları sizce nelerdir?

Bunu bir mobil uygulama açısından değerlendirirsem, en büyük zorluklardan birinin rekabet olduğunu söyleyebilirim. Bunu sektörel bir rekabet olarak değil ama telefonda yer edinmeye çalışan uygulamaların rekabeti olarak ele alıyorum. Telefona indirilmek ve orada kalabilmek için, gerçekten çok çalışmanız, farklılaşmanız ve kullanıcıya çok büyük bir değer sunmanız gerekiyor. Tabi bunun öncesinde binlerce uygulama arasından sıyrılarak, kullanıcıların sizi fark etmesini sağlamanız gerek. Bu farkındalığı dijital ortamda yaratmak, geleneksel reklam mecralarını kullanarak yaratmaktan daha az maliyetli olsa da, hangi stratejileri izleyerek hedef kitlenize ulaşacağınızı bilmeniz gerekiyor.

Sitenize trafik sağlamak ve duyurmak için ne tip pazarlama çalışmalarında bulunuyorsunuz?

begoodto.me bir mobil uygulama. Web sitemizi begoodto.me’yi tanıtmak ve ziyaretçilerin uygulamayı indirmelerine teşvik etmek amacıyla kullanıyoruz.

Bizim için en önemli pazarlama kalemi, dijital pazarlama. Özellikle Instagram ve Facebook gibi hedef kitlemize ulaşabileceğimiz ve direkt olarak uygulamayı indirmeye yönelik reklam yapabileceğimiz mecraları tercih ediyoruz. Dijital pazarlamanın en önemli avantajı, hangi reklamın hangi hedef kitlede çalıştığının raporunu çok hızlı bir şekilde alabiliyor olmak. Bu da bize, mesaj, görsel, hedef kitle veya kullandığımız formatlarda neyi tercih etmemiz gerektiğini çok net bir şekilde gösteriyor.

Bunun dışında begoodto.me iyilikleri yaymak üzerine bir sosyal girişim olduğundan dolayı, ağızdan ağıza yayılma potansiyeli de çok yüksek. O nedenle iletişim kanallarını da oldukça aktif kullanmaya çalışıyoruz.

Sizce online iş yaparken nelere dikkat etmek gerekiyor? Bu işi yapmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

Bana 5 sene önce sorsaydınız, kendi işimi yapmak gibi bir niyetimin olmadığını söylerdim. Ancak iyilikleri yaymak, birbirine, doğaya, hayvanlara, dünyaya daha iyi davranan bireyler olmak ve sürekli maruz kaldığımız olumsuz davranış kalıplarını, olumlularla değiştirerek, gelecek nesillere daha doğru aktarımlar yapmak fikri beni o kadar heyecanlandırdı ki, büyüklerimizin “büyük lokma ye, büyük söz söyleme” ifadesinin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anladım. Girişimcilik, sizi heyecanlandıran o fikri bulmakla başlıyor. O fikir içinize o kadar işliyor ki, yapmadan hayatınıza devam edemeyeceğinizi anlıyorsunuz ve işe koyuluyorsunuz. Bunu yapmak bazen çok fazla fedakarlık gerektiriyor. O yüzden artan girişim ve girişimci sayısı asla bunun kolay olduğu izlenimini vermesin. Ancak o fikir, o heyecan ve o motivasyon, bu zorluklarla başa çıkma gayretini de beraberinde getiriyor.

Dijitalleşen bir dünyayla beraber, artık fikirlerin de çoğu dijitalleşiyor. Bir tıkla alınabilecek ürünler, bir uygulamayla yapılabilecek yüzlerce fikir ortaya çıkıyor. Bunun tabi ki beraberinde getirdiği bir sürü kolaylık var. Yaptığınız işe göre değişmekle beraber, fikrinizi daha az sermaye ile daha hızlı bir şekilde hayata geçirebiliyorsunuz. Ulaşabileceğiniz binlerce kaynak da size bu yolda ışık tutuyor.

Ancak her işte olduğu gibi online bir iş yaparken de işin inceliklerini bilmek gerekiyor. Dijitalleşen dünyada iş yapmak, aslında yepyeni becerileri öğrenmeyi de zorunlu kılıyor. Örneğin bir uygulama yaratıyorsanız, işin teknik tarafını da, tasarım tarafını da, iş geliştirme tarafını da finans tarafını da bilmeniz gerekiyor. Dolayısıyla tüm bu becerileri barındıran bir ekiple işe başlamak bence en önemli nokta.

Konuyla ilgili sizden fikir almak isteyenlerin size ulaşabileceği bir e-posta adresi veya yaptığınız işle ilgili bilgi almak isteyenlerin girebileceği bir web sayfası var mı?

begoodto.me’yi tam olarak tecrübe etmek isteyenlere, ücretsiz uygulamamızı App Store veya Google Play üzerinden indirmelerini tavsiye ederim. İndirmeden önce bilgi almak isterlerse www.begoodto.me adresini ziyaret edebilirler veya sosyal medya hesaplarımıza göz atabilirler.

Kullanıcı olarak bir geri bildirimleri olursa veya bir marka çalışanı olarak beraber proje yapabileceğimizi düşünenler olursa da esin@begoodto.me adresi üzerinden her zaman bana ulaşabilirler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here